Çiçekli Bahar Pastası
17 Nisan 2011
Uzun zamandır denemek istediğim halde haşhaş ezmesi bulamadığım için beklettiğim bir tarifti. Nihayet geçen gün yöresel ürünler satan bir markette aradığımı buldum
Haşhaş ezmesini daha önce hiç kullanmamıştım, ilk defa bu böreği yaparken kullandım. Böreğin içi yumuşacık dışı çıtır çıtır oldu. Tarif kesinlikle denemeye değer…
6 adet yufka
2 su bardağı yeşil mercimek (4 su bardağı su eklenerek haşlanacak)
2-3 tane orta boy soğan
2 kaşık sıvıyağ yarım demet maydonoz
pul biber, kimyon, kara biber, tuz
3 yemek kaşığı haşhaş ezmesi (1.5 su bardağı su ilave edilerek inceltilecek)
böreklerin üzerine sürmek için 1 yumurta
Yeşil mercimeği 4 su bardağı su ile mercimekler yumuşayıncaya kadar haşlayalım (fazla suyu kalırsa süzelim). Soğanları küp doğrayıp sıvıyağda biraz kavuralım. Sonra içine süzülmüş mercimekleri, kıyılmış maydonoz ve baharatları arzumuza göre ilave edelim. Haşhaşı bir kaseye alalım ve azar azar su ilave ederek kaşıkla karıştırıp inceltelim. Bir yufkayı serelim ve üzerine inceltteğimiz haşhaş ezmesini yüzeye güzelce sürelim. İkinci yufkayı da ilk yufkanın üzerine serelim. Bu iki kat yufkayı 8 e yada 12 ye bölelim. Yeşil mercimekli harcı yufkaların geniş kenarlarına konup genişçe bir sigara böreği gibi çok sıkı olmadan saralım. Kalan yufkaları da aynı şekilde hazırlayalım ve buzdolabında bir saat bekletelim. Pişirmeden önce eğer haşhaşlı karışımdan artarsa böreklerin üzerlerine sürelim. Bende ezmeden kalmadığı için ben sadece hafifçe çırpışmış yumurta sürdüm (ezme sürerseniz yumurtaya gerek yok). Ben pişirmediğim börekleri dondurucuya koydum, ihtiyaç olduğunda dondurucudan alıp pişiriyorum. Bence bu börek kesinlikle bekleyip pşirince daha lezzetli oluyor. Önceden 170 derece ısıtılan fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun…

Zeynepciğim, Ballı Çörek Kafeteryası nı okuduğundan beri bu tarifi yapmamı istiyordu. Zeynep Cemali kızımın en sevdiği yazarlardan biri. “Ballı Çörek Kafeteryası” nın sonunda bu güzel çöreklerin tarifi var. Evde mahsur kaldığımız çarşamba gün hadi yapalım diyerek kızlarla işe giriştik. Birlikte Ballı Çöreklerimizi yapıp, taze demlediğimi ıhlamur ve yağan kar eşliğinde eşliğinde yedik. Tazeyken çok lezzetli çaya kahveye eşlik edebilir. Şeklini siz istediğini sekilde yapabilirsiniz.
Malzemeler :
3 su bardağı un
Yarım su bardağı toz şeker
2 yumurta
2 yemek kaşığı yoğurt
4 yemek kaşığı bal
100 gr oda sıcaklığında tereyağ
1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
Yarım paket vanilya
Yarım paket kabartma tozu
Un, vanilya ve kabartma tozunu geniş bir kaba eleyelim. Unun ortasını havuz gibi açalım. 1 yumurta + 1 yumurta beyazını, tereyağını, yoğurt, 2 kaşık bal ve cevizin yarısını ekleyerek kulak memesi yumuşalığında bir hamur yoğuralım. Yuvarlak beze yapalım ve 30 dakika dinlendirelim. Kalan 2 kaşık bal ve cevizleri ayrı bir kapta karıştıralım. Hamuru merdane ile yarım santim kalınlığında açıp rulo yapalım. Sonra enine dilimler halinde keserek tepsiye yerleştirelim. Kalan yumurta sarısını fırça yardımı ile kesitğimiz çörek dilimlerinin üzerine sürelim. Ballı cevizli karışımı çöreklerin üzerine paylaştıralım. Fırını 160 derece ısıya ayarlayalım ve çörekleri fırın soğukken koyalım. Fırın ısındıkça çörekler kabarıp yayılacak. Üzerleri kızarıncaya kadar 30-35 dakika pişirelim.
Blogumun 5. yaşını kutlarken, geçtiğimiz günlerde yaptığım iki pastayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Zaman su gibi akıyor, ilk tariften bu yana yıllar geçmiş. Hepinize sevgilerimle…
İskoçların meşhur “shortbread” tarifini kullanarak iki farklı kurabiye yaptım. Oldukça kırılgan, ağızda eriyen, lezzetli kurabiyeler oldu. Tarifi hemen geliyor dediysem de olmadı. İşte gecikmeli olarak kurabiyelerin tarifi aşağıdadır.
2 cup un
1 çimdik tuz
220 gr oda sıcaklığında tereyağ
½ cup pudra şekeri
ince rendelenmiş limon kabuğu 1 çay kaşığı (isterseniz ½ paket vanilya)
(Bu miktarlarla yaklaşık 20-25 adet kurabiye oldu)
süslemek için : 80 gr bitter çikolata, kırılmış fındık, fıstık vs
Mikser ile tereyağını 1 dakika iyice yumuşayıp krema kıvamına gelinceye kadar çırpalım. Pudra şekerini ekleyip 2 dakika kadar daha karıştıralım. Limon kabuğu rendesi ve unu eleyerek ilave ederek bütün bir hamur oluncaya kadar isterseniz elinizle yoğurabilirsiniz. Biraz toparlanması zor, çabuk dağılan bir hamur elde edeceksiniz. Hamuru beze haline getirip bir folyo ile sararak buzdılabında en az bir saat bekletelim.
Unlanmış tezgaha hamuru alarak merdane ile yarım santim kalınlığında açalım. İsterseniz hamurun üzerine ve altına yağlı kağıt sererek daha rahat açabilirsiniz. Kurabiye kalıpları ile değişik şekillerde keserek yağlı kağıt serili fırın tepsisine kurabiyeleri yerleştirin. Kurabiye kalıplarını kesmeden una bulayıp kullanrsanız hamur kalıba yapışmıyor, iş kolaylaşıyor. Kurabiyeleri tepsi ile buzdolabında en az 15 dakika bekletin.Bütün tereyağlu kurabiyler için bu kuralın uygulanması tavsiye ediliyor. Bu şekilde kurabiyeler yayılmadan, şeklini koruyarak pişiyor.
Onceden 170 derece ısıtılmış fırında kurabiyeler hafifçe sararıncaya kadar yaklaşık 10 dakika kadar pişirelim. Fırından alıp soğutalım. Bu arada çikolatayı ben marie usulü eritelim. Kurabiyelerin bir köşesini çikolataya batırıp, yağlı kağıt serili tepsiye alalım. Üzerini istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. Ben bir kısmının arasına reçel koyup üzerini de pudra şekeri ile süsledim. Serin bir yerde çikolatalar donuncaya kadar bekletin. Afiyet olsun..
Bayram sonrası çok çok basit ama süper lezzetli bir kurabiye tarifi ile haftaya başlamak istedim. Fındıklı, unsuz kurabiye, bana göre tam bir “Fındık Rüyası”… Saklama kabında tazeliğini kaybetmeden uzun süre kalabilir tabi bitmeden iki gün kalırsa
Gelelim kurabiyenin yapılışına (25 kurabiye için) ; 300 gr fındık rondoda irice çekilir. İçine 1 çay bardağı toz şeker ilave edilerek karıştırılır, ortası havuz gibi açılır. Açılan bu havuza hafifçe çırptığımız bir yumurta konur. Elimizle bütün malzemeler karıştırılarak hamur haline getirelim. Hamurdan ceviz büyüklüğünde toplar yaparak yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim (eğer hamur elinize yapışırsa hafifçe elinizi ıslatabilirsiniz). Önceden 160 derece ısıtılmış fırında rengi hafifçe koyu sarıya dönene kadar yaklaşık 20 dakika pişirilir. Afiyet olsun.
Her yaz sonu, kışın kullanmak için kışlık domates hazırlarım. Domateslerin kabuklarını soyup tencerenin içine küp küp doğruyorum. İçine tuz atarak pişiyorum. 20-25 dakika kaynatıp sıcakken kavanozlara dolduruyorum. Kapağın ağzını bir bez yardımı ile sıkıca kapatıp, ters çeviriyorum. Genelde 1 gün bu şiekilde bekletiyorum. Kapakların bombelenmediğinden ve kapakların tuttuğundan emin olduktan sonra bütün kış kullanmak üzere serin ve karanlık bir yere kaldırıyorum. Genelde Çanakkale domatesi (hani şu yumurta şeklinde olandan) alıyorum ancak bu sene Ayaş domatesi ile kışlık domates hazırlardım. Ayaş domatesi biraz sulu olduğu için domatesleri küp küp doğradıktan sonra süzgece alıp fazla sularını süzdürdüm. Biriken domates sularını da poşetlere alarak buzluğa attım. İşte bu domates ve domates suyunu kullanarak hazırladığım şehriyeli, terbiyeli çorba tarifi…
yazdan hazırladığınız domateslerden 4-5 yemek kaşığı yada1 tatlı kaşığı domates salçası
2 çarliston biber
1 su bardağı arpa şehriye
5 su bardağı su
1 su bardağı domates suyu
1 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz
1yemek kaşığı tereyağı
tuz, karabiber
terbiye için :
1 yumurtanın sarısı
1 çorba kaşığı limon suyu
Biberlerin çekirdeklerini temizleyip ince ince doğrayalım. Tereyağını tencerede eriterek biberleri kavuralım. Domatesi yada salçayı ilave ederek 1-2 dakika daha kavuralım. Domates suyu ve sıcak suyu ekleyip bir taşım kaynatalım. Arpa şehriyeyi ilave edip yumuşayıncaya kadar pişirin. Eğer kıvamı koyu olursa biraz daha sıcak su ilave edebilirsiniz ki ben genelde kıvamı bu şekilde tutturabiliyorum
Tuz ve biber ilave edelim.
1 yumurta sarısı ile limon suyunu iyice çırpalım. Çorbayı ocaktan alıp terbiyeyi ekleyelim, tencerenin kapağını kapatarak 5 dakika kadar dinlendirelim. Servis kaselerine paylaştıralım. Maydanoz ile süsleyip servis yapalım
Günlüğümü ilk yazmaya başladığım zamanlarda tanıştım Defne ile, yani 4 yıl önce! Blogunu her zaman yakından takip ettiğim, sevgili sanal arkadaşım, Açık Büfe’nin en çok okunanlarını paylaşmamı istemiş. Biraz gecikmeylede olsa arkadaşımın bu isteğini yerine getiriyorum. Açık Büfe’nin en’lerinden seçtiğim beş tanesini aşağıya sıraladım.
1 - Nohutlu Ekşili Kuru Patlıcan Dolması
2 - Patates Pullu Levrek Fileto
Bu sıralar oldukça yoğun olduğunu bildiğim, kahvesinin müdavimi olduğum Sibel’ciğimi ve ilk günlerinden beri takip ettiğim Aslı’yı eğer vakitleri olursa en çok okunanlarını yazmaya davet ediyorum. Hepinize sevgilerimle…
Ankara’da yağmur var bugün. Hem de bardaktan boşanırcasına. Fonda hafif gök gürültüsü ve tabi Defne’nin mırıldanmaları… Hamur yapmak istiyorum anne diye dolanıyor etrafımda :) Bu şartlar altında bir anne blogger ne yapar? Hemen mutfağa girer ve pratik atıştıracak birşeyler hazırlar. Sonra çayı demler ve salondaki kırmızı koltuğuna oturur yağmuru seyreder…
Aslında çocuklar için yaptığım ama bayılarak yediğim, çayıma ve yağmura eşlik eden sebzeli, peynirli muffinler. Üstelik yapılışı çok kolay. Sebze yemek istemeyen çocuklara ve büyüklere güzel bir alternatif.
Malzemeler :
2 cup un
2 çay kaşığı kabartma tozu
2 yumurta hafifçe çırpılmış
1 cup süt
½ cup zeytinyağ
1 su bardağı rendelenmiş beyaz peynir
2 küçük kabak, rendelenmiş
2 küçük havuç, rendelenmiş
1 orta boy soğan, küp küp doğranmış
1 tutam dereotu
1 çay kaşığı karabiber
Unu ve kabartma tozunu bir kaba eleyelim. Başka bir kapta yumurtayı hafifçe çırpalım üzerine yağ ve sütü ilave edelim. Sebze, soğan, dereotu, peynir ve karabiberi un kabına ekleyerek bir kaşık ile güzelce karıştıralım. Sonra sıvı karışımı sebzeli karışıma ekleyelim. Kullandığım peynir oldukça sert ve tuzlu salamura peyniri olduğu için ben ayrıca hamura tuz eklemedim. Tahta bir kaşık yada spatula ile hamuru karışıralım. Muffin kalıbının içlerine kağıt kalıpları yerleştirelim. Hamuru kağıt kalıpları iyice dolduracak şekilde paylaştıralım. Benim hamurum 12 adet muffin için yeterli oldu. Önceden 180 derece ısıtılmış turbolu fırında 25-30 dakika, yada üzeri güzelce kızarıncaya kadar muffinleri pişirelim. Fırından çıkar çıkmaz henüz ılıkken yemenizi öneririm. Yanına bir bardak ayran ile okul sonrası atıştırmaya, yada sabah kahvaltısında belki de pazar günü güzel bir alternatif olabilir.


Bir yakınımızın Bozüyük’den gönderdiği kamber (kambe yada kame de deniyor sanırım) biberleri ile “Zeytinyağlı Biber Yemeği” yaptım. Yöreye özgü bu biberler öyle lezzetli ki anlatamam. Biberlerin muhteşem görüntüsünü cep telefonu ile çektiğim resimlerde yansıtamadım ama yine de sizlerle bu renkleri paylaşmak istedim. Sevgilerimle, iyi haftalar…
Zaman Gazetesi Pazar ekindeki yazının başlığı aynen böyleydi “içimizi bir hoş eden mayhoş içecekler”. Sevinç Hanım arayıp yaza özel içecek tarifleri hatta şöyle değişik birşeyler varsa çok iyi olur diyerek beni aradığında bloga koymaya fırsat bulamadığım ama Kilisli ahbaplarımızla hazırladığımız “Koruk Şerbeti” aklıma geldi. Hemen evet cevabı verdim ve eve gelir gelmez acele ile resimleyip gönderdim. Gazeteye koruk şerbetinin yanısıra daha önce blogda yayınlağım limonata tarifini de gönderdim. 08 Ağustos 2010 Pazar günü gazetenin ekinde tariflerimiz çıktı. Gecikmiş olmakla beraber, okumak isteyenler denemek isteyenler için birde burada yayınlıyorum. Şimdiden afiyet olsun.
Koruk şerbeti
1 sürahi koruk suyu *
2 su bardağı toz şeker
2-3 su bardağı soğuk su
*Koruk suyunu elde etmek için toplanıp yıkanan koruk salkımları sapından ayrılıp tanelerek beyaz bez bir torbaya alıyoruz. Bezin çok kalın olmaması, süzme yoğurt yaparken kullandığımız cinsten kalın bir tülbent kumaşı özelliğinde olması önemli. Bez torbayı büyük bir tencere yada plastik bir kap içine koyalım. Ağır bir tokmak yada havan ile yavaş yavaş bastırılarak koruğun suyunu sıkalım.
Şeker ve koruk suyunu iyice karıştırıyoruz. Şeker iyice eriyince içine soğuk su ilave ediyourz. Suyu bir seferde değil bardak bardak ilave etmenizi öneririm. Böylece şerbetin tadını kendi arzu ettiğiniz tatlılıkda ayarlayabilirsiniz.
Koruk şerbetinin bir diğer yapılış biçimi
1 sürahi koruk suyunu 4 su bardağı toz şeker ile bir tencereye alalım ve kaynatalım. 2-3 taşım kaynayınca ve şeker tamamen eriyince altını kapatıp soğumaya bırakalım. Soğuyan koruk şerbetini cam şişelere alarak buzdolabında yada güneş almayan kuru, serin ve karanlık bir dolapta saklayabiliriz. Bu şekilde 1 yıl boyunca kullanabiliriz.
Şerbeti ikram edeceğimiz zaman sürahiye alıp içine yine istediğimiz ölçüde soğuk su ilave ediyoruz.
Koruk Şerbeti Kilis Yöresinde kar buzla birlikte servis ediliyor. Yörenin sıcaklığına karşı insanları ferahlatan doğal bir içecek…
Çok hafif, çok lezzetli bir yaz yemeği. Üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek yemenizi öneririm. Biber kızartması yapmayı sevmeyen hanımlara itina ile öneririm
Bir tencerenin içine 3-4 kaşık zeytinytağı koyalım. Yaklaşık bir kilo kadar tohumları ayıklanmış ve doğranmış köy biberlerini tencereye ilave edelim ve orta ateşte karıştıra karıştıra iyice kavuralım. Biberler yumuşayıp, rengi iyice dönünce tenceyere kabuğu soyumuş ve küp küp doğranmış 2 irice domatesi ve biraz tuzu ekleyelim. Kısık ateşte biberler iyice yumuşayıncaya ve suyunu çekinceye kadar pişirelim. Afiyet olsun.
Son zamanlerdaki en favori kurabiye tarifini geçte olsa sizlerle paylaşmak istiyorum.
200 gr tereyağ
2 yumurta
500 gr mısır nişastası
3 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı pudra şekeri
1 paket vanilya
1 paket kabatma tozu
3 dolu kaşık nutella veya çikolata
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 paket karemelli yada sade mısır gevreği (ince olanlardan)
Kabartma tozu, vanilya, pudra şekeri, nişasta ve unu çırpa teli ile karıştıralım. Unun ortasını havuz gibi açıp bu havuza çırpılmış 2 yumurta, oda sıcaklığına tereyağı koyalım. Oldukça yumuşak kıvamlı ama ele yapışmayan bir hamur elde edinceye kadar yoğuralım. Hamurdan ceviz büyüklüğünde toplar kopararak kurabiyeleri yapalım ve yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim. Yukarıdaki malzemelerden yaklaşık 60 kurabiye çıkıyor.
Önceden 170 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 35-40 dakika pişirelim. Kurabiyeler hafifçe sararmaya ve yüzeyinde çatlaklar oluşmaya başlayınca pişmiş demektir.
Fırından alıp, kurabiyeleri soğumaya bırakalım.
Öte yandan 3 dolu kaşık nutella ve 1 yemek kaşığı sıvıyağı bir kapta benmari usulü eritelim. (isterseniz üst kaplama için sadece çikolata da eritebilirsiniz) Kurabiyeleri önce nutellaya sonra ince kırılmış mısır gevreğine bulayalım.
Bu sene Zeynep’in istediği gibi iki katlı, turuncu - mavi tonlarında bir doğum günü pastası hazırladım. Keki herzaman yaptığım kakaolu ıslak pandispanya, aralarda ise vişne- yaban mersini ve krem ole var. Üstü çikolata ganaj ile kaplı. Ayrıca doğum gününde arkadaşlarına ikram etmek için siyah & beyaz çikolatalı çilek, sosisli milföylü lolipop, kıymalı patatesli börek ile mısır gevreği kaplı kurabiyeler hazırladım. Kurabiye ve börek tarifini bu hafta içinde (umarım :)) yazmaya gayret edeceğim. Hepinize iyi haftalar.
Çevrim İçi: 1 Bugün Tekil: 72 Bugün Çoğul: 233