09 Ağustos 2010

Çok hafif, çok lezzetli bir yaz yemeği. Üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek yemenizi öneririm. Biber kızartması yapmayı sevmeyen hanımlara itina ile öneririm
Bir tencerenin içine 3-4 kaşık zeytinytağı koyalım. Yaklaşık bir kilo kadar tohumları ayıklanmış ve doğranmış köy biberlerini tencereye ilave edelim ve orta ateşte karıştıra karıştıra iyice kavuralım. Biberler yumuşayıp, rengi iyice dönünce tenceyere kabuğu soyumuş ve küp küp doğranmış 2 irice domatesi ve biraz tuzu ekleyelim. Kısık ateşte biberler iyice yumuşayıncaya ve suyunu çekinceye kadar pişirelim. Afiyet olsun.
Kategori c) Salatalar, Zeytinyağlılar, m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 3 Yorum »
22 Nisan 2010
Oldukça kolay ama bir o kadar da lezzetli bir tarif var bugün, lezzet dergisinin son sayısından. Özellikle çocukların seveceğini düşünüyorum. Taze bezelye, patates ve beyaz peynirin uyumu inanılmaz.
4 tane irice patates
500 gr iç bezelye
150 gr beyaz peynir
4 yemek kaşığı un
3 yumurta
1 çay kaşığı kimyon, bir tutam karabiber
1 paket kabartma tozu
Patateslerin kabuklarını soyup irice küp şeklinde doğrayalım. Bir tencerede hafif haşlayalım. Çok pişmemesine dikkat edelim çünkü yemek fırında da pişeceği için az pişirmeye dikkat edelim. Bezelyeleri ise buharda haşlayalım.
Unu ve kabartma tozunu bir kapta karıştıralım. Yumurtaları hafifçe çırpıp una ilave edelim. Peyniri de ufalayarak yumurtalı karışıma ekleyelim. Bir karıştırma kabında haşlanmış bezelye, patates, yumurtalı karışım ve isteğimiz baharatları da ilave ederek sufleyi hazırlayalım. Peynirin tuzlu olması ihtimalini göz önünde tutarak suflye tuz katarken dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Yağlanmış bir fırın kabına karışımı boşaltalım. Önceden 170 derece ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar 20-25 dakika pişirelim. Özellikle et yemeklerinin yanına garnitür olarak çok yakışıyor, tek başına yoğurt ve salata ile bir öğün yemek olabilir. Biz çok sevdik, umarım sizin de hoşunuza gider.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 6 Yorum »
07 Nisan 2010

Uzun zamandır bekleyen çok basit bir tarifi bugün nihayet :) yayınlamak istiyorum.
Küçük boy bir adet karnıbahar ve aynı miktarda brokoliyi buharda haşlayın. Fırın kabına haşlanmış sebzeleri koyup, üzerine beşamel sos dökelim. 170 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirelim. Ben genelde bu gratene kaşar peyniri koymuyorum. Umarım seversiniz.
Kısaca beşamel sosu da size anlatmak istiyorum. Tabi ben genelde biraz göz kararı ile biraz da el alışkanlığı ile istediğim sonucu alabiliyorum :) 2 dolu yemek kaşığı un ve 3 dolu yemek kaşığı tereyağ tavada kavurulur. Üzerine azar azar toplamda 2 - 2,5 su bardağı süt ilave edilir. Sütü eklerken pütürlenme olmasın diye çırpma teliyle hızlıca sosu karıştırmak gerekiyor. Kıvam alınca tuz ve isterseniz birazcık muscat ilave edelim. Pütürlenme olursa süzgeçten geçirebilir yada blendır ile çırpabilirsiniz. Eger sos çok koyu olduysa ocaktan almadan biraz daha süt ilave edilebilir. Mutfakta çareler tükenmez
Afiyet olsun.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 3 Yorum »
03 Mart 2009

Eminim ki sebze yemeklerini çocuklarınıza yedirebilmek konusunda zorluklar yaşıyorsunuzdur sizlerde. Çocuklar sebzeyi pek tercih etmiyor nedense. Bizim evde de Zeynep bu konuda biraz seçici. Özellikle de pırasa konusunda. Zeynep’in beğendiği ve özellikle onun için yaptığım fırında pırasa mücverinin tarifini evlerinizdeki bütün pırasa sevmeyenlere ithafen
sizlerle de paylaşmak istedim.
3-4 dal pırasa
1 havuç, rendelenmiş
1 patates, rendelenmiş
3 yumurta
¾ bardak un
4 kaşık zeytinyağ
1 demet maydanoz
Tuz, karabiber
Pırasaları yıkayıp ince halkalar halinde doğrayalım. 1 tatlı kaşığı tuzla ovalım. Sulanırsa fazla suyunu avucumuzla sıkarak alalım. Un ve yumurtayı iyice çırpalım. İçine pırasa, havuç, patates, kıyılmış maydanoz ve 3 kaşık yağı katalım. Tuz ve biber ile tatlandıralım.
Fırın tepsisini bir kaşık yağla yağlayalım. İçine karışımı dökelim. 170 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirelim. Isterseniz fırından almadan 5 dakika önce tepsinin üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpelim.
Bu yemeği başlı başına yanına salata ile ana yemek gibi yiyebileceğiniz gibi et yemekleri yanında garnitür olarak da servis edebilirsiniz. Her iki biçimde de keyifle yeniyor. Umarım sizlerde seversiniz.

Ayrıca Sevgili Figen’in gönderdiği bu çok ama çok güzel ödülü sizlerle paylaşmak istiyorum. Bloglar hayatıma girdiğinden beri öğrendiklerim, paylaştıklarımız benim için öyle değerli ki. Iyi ki varsınız… Figen’ciğim, beni çok mutlu ettin, çok teşekkür ederim. Ben de kuralı bozmadan, ödülü bütün blog sahibi dostlarıma gönderiyorum. Hepinizi çok seviyorum.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 20 Yorum »
05 Ekim 2008

Tarifi gazeteden koparıp buzdolabına iliştirmişim ! uzuuuun bir süre önce. Sanırım Sahrap Soysal’ın tarifiydi. Artık yufkaları değerlendirebilmek açısından ben çok beğendim, umarım sizin de hoşunuza gider. Üstelik pazar kahvaltılarınız için alternatif bir omlet /börek ?? tarifi olması açısından da paylaşmaya değer diye düşndüm. Hem bu pratik tarif sayesinde sayfamı da güncellemiş olacağım, yani bir taşla iki kuş
Orjinal tarifte yumurtalara yeşil biber yerine maydanoz, pazı / ıspanak, yeşil soğan katılmıştı. Sizde benim yaptığım gibi evde olan malzemelere göre karışımın içeriğini değiştirebilirsiniz. Eminim bol yeşillikli hali de çok güzel olur.
1,5 adet hazır yufka
4 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı lor peyniri
2-3 adet sivri biber
2 kaşık tereyağı
1 adet kırmızı biber
tuz
Sivri biberleri ince halkalar halinde doğrayalım. Yumurtaları bir kaseye kırıp iyice çırpalım. İçine süt, lor peyniri, yeşil biber ve tuz ekleyerek tekrar çırpalım. Yufklaları elimizle küçük küçük kopararak yumurtaların içine atalım. En son halka halka doğradığımız bir adet kırmızı biberi katalım. Karışımı 5-6 dakika içini çekmesi için bekletelim.
Büyükçe bir tavaya tereyağını koyup eritelim. Üzerine karışımı dökelim. Orta ateşte pişirmeye başlayalım. Altı kızaran omleti kapak yardımıyla çevirelim ve diğer yüzünü de kızartalım. Pizza gibi dilimleyerek servis edelim.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 17 Yorum »
15 Şubat 2008

Avokadoyu uzun yıllar önce çalıştığım otelin Alman Şefi Andreas’ın yaptığı salatada yemiştim. Güzel bir mevsim salatasına çok olgunlaşmamış bir avokadoyu irice küpler halinde doğramıştı Andreas ve limon sos ile tatlandırmıştı. Salatanın her türünü seven ben, o salatayı da iştahla yemiş, çok beğenmiş olmasamda tabağımı bitirmiştim
Sonraki zamanlarda ise çok sık avokado yediğimi hatırlamıyorum. Tabi zaman zaman arkadaşlarla gidilen restoranlarda guacamola sos olarak yediğim zamanları saymazsak. Daha sonrasında ise bloglarla tanışmam ve Sevgili Tijen’in avokadolu tarifleri benim bu muhteşem meyveyi tekrar keşfetmeme neden oldu. Hem bu sefer sadece ben değil ailenin diğer üyeleri de avokadoyu tanıyıp, sevdiler.
-
Ben bir tarife çok sadık kalmadan ama çoklukla bu anlatacağım şekilde yapıyorum avokadoyu. Tarife geçmeden öğrendiğim bir seyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Avokado zaten yağlı olduğu için bu sekilde ezme gibi yaptığınız zaman yağ ilave etmenize kesinlikle gerek yok.
-
İyice olgunlaşmış bir avokado
1 diş sarımsak
tuz
1/2 limonun suyu (zevkinize göre tuz ve limon suyu miktarını ayarlayabilirsiniz)
kabuksuz ve çekirdekleri ayıklanmış 1/4 küp şeklinde doğranmış domates (domatessiz de güzel oluyor, size bağlı)
1 parça ufalanmış beyaz peynir veya 1 dolu kaşık krem peynir
-
Avakoda kabuğundan ayrılır ve ezilir. İçine diğer tüm malzemeler ilave edilir. Güzelce karıştırılır. Kahverengi / kepekli kızarmış ekmeğe sürülerek afiyetle yenir
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 7 Yorum »
09 Şubat 2008

Evde kalan pırasaları değerlendirmek için internette neler bulabilirim diye dolaşırken karşılaştığım bu tarifi çok beğendim ve hemen deneyip sizlerle paylaşmak istedim. Miktarları ve malzemeleri kendimce biraz değiştirdim. Kesinlikle tekrar tekrar pişirebileceğim, mantarlı yada mantarsız çok ama çok lezzetli bir omlet. Pırasaların oldukça bol olduğu bu dönemde denemenizi ve sevdiklerinizle güzel bir pazar kahvaltısında paylaşmanızı şiddetle öneririm
Malzemeler (iki kişi için)
4 yumurta
2 pırasa (yeşil kısımları ağırlıklı olarak katılmalı)
8-9 adet kültür mantarı
2-3 kaşık süt
Biraz tulum peyniri
Tavayı yağlamak için biraz tereyağ yada başka bir cins yağ yada yağsız

Pırasaları ve mantarları ince ince kıyıp bir tavada biraz tereyağı ile bir iki dakika soteleyelim. Ocağın altını kapatalım. Ayrı bir kapta yumurta, süt ve tuzu çırpalım.
Omeleti yapacağımız tavaya bir parça tereyağ koyup eritelim. Yumurtanın yarısını tavaya döküp biraz altının pişmesini bekleyip pırasalı karışımın yarısını yumurtanın üzerine yayalım.
(Ben tek büyük bir omlet yapmak yerine malzemeyi ikiye bölerek iki kişi için ayrı ayrı iki omlet yaptım. Siz isterseniz bölmeden de malzemeyle tek büyük bir omlet yapabilirsiniz.)
Omletin pişmesine yakın üzerine peyniri serpiştirin. Tavayı ocaktan alıp, omleti ikiye katlayarak servis yapın. Malzemenin kalan yarısı ile de aynı işlemi tekrarlayarak ikinci omleti yapın. Afiyet olsun.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 14 Yorum »
06 Kasım 2007

İster kahvaltıda isterseniz diğer öğünlerde zevkle yiyeceğinizi düşündüğüm üstelik oldukça kolay bir patetes kızartması tarifi vermek istiyorum bugün. Özellikle çocukların seveceğini düşünüyorum.
Bir adet büyük veya iki adet orta boy patatesin kabuklarını soyup irice rendeleyelim. Patatesleri tencerede kaynayan tuzlu suya atalım ve bir kaç dakika bekletelim. Sonra patatesleri süzgece alıp süzdürelim ardından da kağıt havlu ile suyunu iyice alalım. Tavaya iki kaşık yağ koyup kızdıralım. Patatesleri ister omlet yapar gibi bütün daire şeklinde, isterseniz porsiyonlar halinde (mücver gibi) tavaya koyalım. Her iki yüzüde iyice kızarsın. Tavadan almadan üzerlerine
rendelenmiş kaşar peyniri serpelim ve tavanın altını kapatalım. Küçük bir not isterseniz patatesleri çiğden haşlamadan da yapabilirsiniz ama kızartmadan önce patateslerin yine kağıt havlu ile suyunu iyice almayı ihmal etmeyin. Ayrıca bir yüzü iyice kızarmadan çevirmeyi denemeyin, parçalanabilir. Eğer biraz yağını bol koyarım derseniz çiğden olan daha güzel kızarıyor, kaşarsız da güzel oluyor, tecrübeyle sabittir…
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 39 Yorum »
08 Şubat 2007

Sofra Dergisi Şubat sayısında gördüğüm bu tarifi bir kaç değişiklik yaparak uyguladım. Aşağıda uyguladığım haliyle size tarifi yazdım. Yaptığım en temel değişiklik rendelenmiş patates yerine kıyma kullanmak oldu. Bu haliyle kek (börek ?) biraz içli köfteyi daha doğrusu sini köftesini anımsatı bana. Yanına bol salata ile bir öğün yerine geçebilir yada çayınıza eşlik edebilen bir ikram olabilir bu kek. Eğer bulgurlu yiyecekleri seviyorsanız bence çok pratik ve lezzetli bir tarif ve mutlaka denemeye değer..
Malzemeler :
3 su bardağı haşlanmış pilavlık bulgur
(en fazla 1,5 su bardağı kuru bulgur kullanın. Çünkü haşlandığında bulgur 3 su bardağını geçiyor)
250 gr az yağlı kıyma
2 kaşık tereyağ
2 orta boy soğan, yemeklik doğranmış
3 yumurta
4 kaşık galeta unu
5 kaşık un
1,5 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
½ bardağ irice kıyılmış ceviz
1 paket kabartma tozu
tuz, karabiber, kimyon
1) Tereyağı ile soğanları bir tavaya alalım. Bir kaç dakika kavurup, kıymayı ekleyelim ve et suyunu salıp çekinceye kadar kavurmaya devam edelim ocağı kapatalım.
2) Ayrı bir kapta yumurtaları çırpalım.
3) Karıştırma kabına aldığımız ılımış haşlanmış bulgurun içine sırasıyla kıymalı soğanları, çırpılmış yumurtaları, galeta ununu, unu, kıyılmış cevizi, kabartma tozunu, tuz, karabiber, kimyon (yada istediğiniz başka baharatları) ve kaşar peynirini ekleyelim (fırından çıkmadan önce kekin üzerine serpmek için isterseniz kaşar peynirinden bir kaç kaşık ayırın). Bütün malzemeleri iyice karıştıralım.
4) Karışımı güzelce yağlanmış 24 cm lik kelepçeli kalıba boşaltalım ve üzerini elimizle düzeltelim. Önceden 170 derece ısıttığımız fırında yaklaşık 40 dakika pişirelim. Sürenin sonuna doğru ayırdığımız kaşar peynirlerini kekin üzerine serpelim ve peynirler hafifçe eriyip pembeleşinceye kadar fırında tutalım (ben biraz fazla bırakmışım o yüzden kaşarlar iyice kızardı). Fırından alıp ılımaya bırakalım ve kalıptan çıkaralım.
Kategori g) Hamur İşleri, Börekler, m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 23 Yorum »
22 Ekim 2006

Bayram için yaptığım çikolataların tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.
480 gr bitter kuvertur çikolata
2 küçük kutu süt kreması
4 kaşık pudra şekeri
6 kaşık kıyılmış fındık
3 kaşık Bailey’s (arzunuza bağlı, koymayabilirsiniz)
1/2 paket kakaolu pötibör bisküvi
Kremayı ve pudra şekerini bir tencerede kaynama noktasına gelinceye kadar ısıtalım. Ocağın altını kapatıp içine incecik kıydığımız çikolataları atalım ve çikolatalar eriyinceye kadar güzelce karıştıralım. Fındıkları ve eğer ilave edeceksek içine baileys i ilave edelim. Oda ısısında karışım biraz katılaşıncaya kadar bekteletelim.
Krema mikarından olsa gerek, benim çikolata karışımı biraz gözüme yumuşak geldiği için içine yarım paket rondoda çekilmiş kakaolu pötibör bisküviyi ilave ettim. Eğer siz bisküvi katmak istemezseniz kremayı 2 kutu yerine 1.5 kutu olarak ilave etmeyi unutmayın.
Çikolata karışımına bisküvileri iyice yedirdikten sonra kabımızı bir gece buzdolabında bekletelim. Ertesi gün iyice katılaşmış olan çikolatalardan bir kaşık yardımıyla parçalar koparıp avcumuzda yuvarlayalım. Çikolatalı trufflarımızın dışını istediğimiz malzeme ile kaplayalım ve kağıt kapsüller içine yerleştirelim. Ben kakao, renkli şeker ve çikolata kullandım. Trufflar dışarıda beklerse çabuk yumuşuyor. Isterseniz kullanmayacağınız kısmını buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.
Yukarıdaki malzemelerden irice 40 adet truff çıkıyor (tabi Zeyneple çikolatalarımızı yaparken dayanamayıp yediklerimiz hariç !!)
Herkese şeker gibi mutlu bir bayram diliyorum. Sevgilerimle
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri, o) Diğer | 19 Yorum »
04 Eylül 2006
Mozaik pastanın hepimizin bildiği klasik bir tarifi vardır aslında. Ama ben, bu tarifin dışında da arada bir değişik malzemeler kullanarak mozaik pastası yapmayı seviyorum. Bu seferki pasta tabiki Fındık Zamanı için yapıldı ve bu sepeblede içine hem bol fındık hemde fındığa çok yakışan kuru meyveler kullanıldı. Umarım sizinde hoşunuza gider.
Malzemeler :
1 bardak süt
3 kaşık nutella veya benzeri
1 kaşık kakao
2 kaşık tereyağ
1 bardak iri kıyılmış fındık
4 kaşık damla çikolata
1 kaşık hindistan cevizi
3 adet kuru kayısı
3 adet kuru incir
2 paket istediğiniz cins bisküvi
1) Süt kaynatmadan ısıtılır ve içine 3 tepeleme kaşık nutella, kakao ve tereyağ katılarak homojen ve pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar karıştırılır.
2) Soğuyan sütlü karışıma damla çikolata, hindistan cevizi, tavla zarı şeklinde doğranmış kuru kayısı ve incir ile fındığın 3/4 bardak kadarını ilave edelim.

3) İrice parçaladığımız bisküvilerden karşımın içine ilave edelim. Bisküvi miktarını pastanın kıvamına göre kendiniz ayarlayabilirsiniz.
4) Içine streç film serilmiş bir kek kalıbına karışımı dökelim ve üzerini düzleyelim. Derin dondurucuda 2-3 saat bekletelim. Pastayı kalıptan ters çevirerek alalım, streç filmi kaldıralım ve kalan fındıklarla pastamızın üzerini süsleyelim. Afiyet Olsun.
Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır.
Kategori k) Tatlılar, Kekler, m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 21 Yorum »
05 Temmuz 2006

Patates topları, özellikle yaz akşamları balkonunuzda, bahçenizde serin bir şeyler içerken veya geç yenecek bir akşam yemeği öncesi atıştırmalık olarak sofranıza eşlik edecek pratik ve lezzetli bir ikram. Sadece yaparken dikkat etmeniz gereken nokta patatesleri rondoda uzun süre çekmemeniz. Aksi takdirde patatesi bir araya getirmeniz ve elinizden ayırmanız zor olabilir. Bu riski almak istemezseniz, benim yaptığım gibi, patatesleri rendenin en ince tarafı ile rendeleyebilirsiniz.
Malzemeler :
1 kg patates
1 tane orta boy soğan
3-4 diş sarımsak
½ çay bardağı sirke
1 çay bardağı zeytinyağ
Tuz, karabiber veya istediğiniz baharatlar
Süslemek için biraz maydanoz
1) Patatesler haşlanır. Rondoda soğan ve sarımsaklar ile püre haline gelinceye kadar çekilir (aman dikkat !)
2) Sirke, zeytinyağ, karabiber veya istediğiniz baharatlarla tadlandırılır.
3) Buzdolabında en az bir saat dinlendirdikten sonra ceviz büyüklüğünde toplar yapılır. Maydanoz yaprağı ile süslenerek servis yapılır. Afiyet olsun.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 13 Yorum »
26 Haziran 2006

Mersinde kaldığım yıllarda öğrendim mercimekli köfte yapmasını. Mercimekli köfte yada diğer adıyla mercimek köftesi, çoğumuz gibi benimde en sevdiğim yiyeceklerden biridir. Tabi yanında mutlaka bol bol marul ve sumaklı, soğanlı domates salatası da olmalı. Ayrıca sonrasında ise ince belli cam bardakla ikram edilen çaya da hayır diyemem doğrusu.
Kısır gibi mercimekli köftenin de bana göre kesin bir reçetesi olmamakla beraber, temel malzemeleri hemen hemen her yerde aynıdır. Sadece katılan miktarlar yapan kişinin damak tadına göre değişiklik gösteriyor. Bana göre köfteye katılan mercimek miktarı bulgur miktarının iki katı olmalı. Gerçektende denediğinizde göreceksiniz ki köfteleriniz sıkarken dağılmıyor ve yedikten sonra midenizde şişkinlik yaratmıyor. Genelde çiğ köfte gibi sıkılan mercimekli köfteyi ben resimlerken sizlere hoş görünsün, değişiklik olsun diye böyle yuvarlak şekilde yaptım, bilginize.
Malzemeler :
2 su bardağı kırmızı mercimek
1 su bardağı köftelik ince bulgur
1,5 su bardağı su
2 kuru soğan
5 dal taze soğan
2 çorba kaşığı tereyağ
1 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı biber salçası
½ su bardağı zeytinyağ
½ demet maydanoz
Arzu ettiğiniz kadar tuz, kırmızı biber, kimyon
1) Kırmızı mercimeği ayıklayıp 1.5 su bardağı suda haşlayın. Mercimekler suyunu çekip iyice yumuşayıncaya kadar kaynatın. Gerekirse biraz daha su ilave edebilirsiniz.
2) Haşlanmış mercimeğe ince bulguru ilave edin. Karıştırıp kapağını kapatın ve bulgurun şişip yumuşaması için bekleyin.
3) Kuru soğanları ince ince kıyıp eritilmiş tereyağında pembeleştirin. Domates ve biber salçasını da ekleyerek kavurun. Maydanoz ve taze soğanların yeşil kısımlarını ince ince kıyın.
4) Mercimekli bulgur iyice yumuşayınca içine kavrulmuş soğanlı salçalı karışımı ilave edip yoğurarak karıştırın. Kıyılmış taze soğanlar, maydanoz, zeytinyağ, tuz, kimyon ve kırmızı biber ilave edip, iyice harmanlayın. Avuç içinde çiğ köfte gibi sıkarak şekil verin.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 19 Yorum »
06 Haziran 2006

Mutfak Rehberi’nin son sayısında gördüğüm bu tarifi tam bir dondurma tutkunu olan kızım için yapmaya karar verdim. Okuldan eve dönüp bir şeyler atıştırdıktan sonra mutlaka ama mutlaka dondurma yemek isteyen kızıma, değişiklik olsun diye ona bu dondurmalı tatlıyı yapıverdim bugün. Aslında yaptım demek de çok komik. Yani ben sadece bisküvi, dondurma ve çikolatayı biraraya getirdim desem daha doğru olacak. Sonuç; son derece lezzetli ve pratik bir dondurmalı tatlı çıktı ortaya. Tarifin adı dergide Pratik Profiterol olarak geçiyor. Açıkçası okuduğumda hiç de profiterole benzemiyor demiş olsam da yedikten sonra fikrimi değiştirdim. Ama yinede tatlının adını profiterol değilde, Dondurmalı Sandviç olarak değiştirip yazmaya karar verdim. Umarım sizin ve dondurma seven bütün yaramazların hoşuna gider. Şimdiden afiyet olsun.
Malzemeler :
1 veya 2 paket istediğiniz cins yuvarlak bisküvi
Vanilyalı / Kaymaklı dondurma
İki paket bitter çikolata
1/2 paket krema
1) Yuvarlak bisküvilerin üzerine dondurmayı bolca sürelim ve sandviç yapar gibi ikinci bir bisküvi ile üzerlerini kapatalım. 10-15 dakika derin dondurucuda bekletelim (dondurmayı bisküvilere rahat sürebilmek için dondurmayı derin dondurucan çıkarıp yaklaşık beş dakika kadar oda ısısında biraz yumuşaması için bekletelim).
2) Çikolata ve kremayı benmari usulü eritelim. İyice soğumuş olan dondurmalı sandviçleri servis tabağına alalım ve üzerine çikolata sosu dökerek servis yapalım.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri | 23 Yorum »
05 Haziran 2006

Yeşil erik, çocukluğumdan bu yana en sevdiğim meyvelerden biridir. Kilolarca yiyebilirim. Erik turşusunu Bizim Kuzine’de gördüğüm gün ise bir erik delisi olarak, mutlaka denemeliyim diye düşündüm. Turşuyu yapalı 10 gün oldu. Önce yemyeşil olan erikler artık yavaş yavaş sararmaya başladılar. Bende tadına bakmak için sabırsızlanıyorum. Turşunun tarifine buradan ulaşabilirsiniz. Bizim Kuzine’ye tarif için çok teşekkür ediyorum.
Kategori m) Hafif Şeyler ve Diğerleri, o) Diğer | 4 Yorum »