Pastakolik : Çilekli & Krem Peynir Kremalı Pasta

cilekli pasta1 400x300 Pastakolik : Çilekli & Krem Peynir Kremalı Pasta

Hep çikolatalı pastalar yapan ben, Sevgili Özlem’in evsahipliği yaptığı güzel Pastakolik etkinliği için çilekli ve hafif bir pasta yapmayı tercih ettim. Daha önce yaptığım Bahar Pastası nın pandispanyası da oldukça güzeldi ancak bu pandispanyayı hem pratiklik hem de lezzet açısından çok beğendiğimden bundan sonra meyveli pastlarımda sıkça kullanacak gibiyim. Bu pastada ilk defa denediğim ve ara katlarda kullandığım krem patiserinin özellikle sade pandispanya ve çileğe çok ama çok yakıştığını da kesinlikle söylemek istiyorum.

Malzemeler :

Pandispanya (tarifi aşağıdadır)
Krem patiseri (tarifi aşağıdadır)
Krem paynirli krema (tarifi aşağıdadır)
Pandispanyayı ıslatmak için 1 su bardağı süt

750 gr çilek (üzerini süslemek için 9 tanesini ayıralım)

2-3 tatlı kaşığı hindistan cevizi

Pandispanya :
5 adet yumurta (oda ısısında ve 65-70 gr olanlardan)
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağı
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi

Yumurta, şeker ve portakal kabuğu rendesini en az 5 dakika, karışımın hacmi 2 katına çıkıncaya kadar mikser ile çırpalım. Sıvıyağı ilave ederek 1 dakika daha çırpalım. 2 defa elediğimiz un + kabartma tozu karışımını ilave edelim ve spatula yardımı ile yavaşca karıştırarak unun her tarafa dağılmasını temin edelim. 22 cm lik kalıba dökerek 170 derece fırında kürdan temiz çıkıncaya kadar 35 dakika kadar pişirelim

Krem Patiseri :
130 gr un
500 ml süt
130 gr toz şeker
100 ml krema
100 gr tereyağ

Bu kremayı yapmak beşamel sos yapmaya çok benziyor. Süt, krema ve toz şeker küçük bir tencereye alınarak bir taşım kaynatılır, ılımaya bırakılır. Ayrı bir kapta tereyağı ve un pembeleşinceye kadar kavrulur. Kavrulmuş olan unun üzerine ılımış olan sütlü karışım yavaş yavaş ilave edilir. Çırpıcı ile topaklanma olmaması için çabukça karıştırılı ve kısık ateşte kaynayana kadar beklenir. Ocaktan alınır. Pürüzsüz bir krema olması gerekiyor, oluşan pütürleri yoketmek için isterseniz kremayı süzgeçten geçirebilirsiniz. Pişen kremayı çırpma teli ile kuvvetlice 2-3 dakika çırpalım. Çırptıkça kremanın renginin biraz açıldığını göreceksiniz. Kremanın oda ısısına gelmesini beklerken arada bir karıştıralım.

Krem Peynirli Krema :
100 gr tereyağ
225 gr krem peynir
1 su bardağı pudra şekeri
2-3 damla limon suyu

Oda sıcaklığındaki tereyağ, labne peyniri, limon suyu ve pudra şekeri mikser ile orta devirde pürüzsüz bir hal alıncaya kadar 4-5 dakika çırpılır. Isterseniz bu krema yerine şu kremayı da kullanabilirsiniz.

Yapılışı :

Oda ısısına gelmiş yada bir gün önceden pişirdiğimi pandispanyanın yüzeyinde oluşmuş olan kabarıklıkları (eğer varsa) bıçakla alarak pastanın üst yüzeyini düzeltelim ve pandispanyayı enine 3 e keselim. En alt parçayı en üste gelecek şekilde kullanacağız. Kelepçeli kalıbımızın içine pandispanyanın bir parçasını yerleştirelim. Yüzeyini sütle iyice ıslatalım. Krem patiserinin yarısını bu katın üzerine yayalım. Küçük küpler halinde doğradığımız çileğin yarısını düzgünce yerleştirelim. Pandispanyanın ikinci parçasını kapatalım ve yüzeyini yine sütle ıslatalım. İlk katta olduğu gibi krem patiseri ve çilek ile bu katı da döşeyelim. En son pandispanya parçasını kapatalım. Üzerini süslemeye geçmeden önce kelepçeli kalıbın içinde pastayı buzdolabında 15-20 dakika bekletelim. Pastayı buzdolabından alıp dışındaki kelepçeli kalıbı dikkatlice çıkaralım. Krem peynirli kremayı pastanın üzerine ve kenarlarına güzelce sürelim. Sıkma tüpüne koyduğumuz krem peynirli krema ile patanın üzerini ve kenarlarını süsleyelim. Bütün çileklerimizi pastanın üzerine yerleştirelim. Ben krema sıvarken yaptığım hatalar görünmesin diye birkaç kaşık hindistan cevizi kenarlara süs yaptım 🙂

Ye-27 : Karadeniz Yemekleri

pumpum corbasi 400x300 Ye 27 : Karadeniz Yemekleri

Uzun zamandır blogumu güncelleyemediğimi ve aynı sayfayı görmekten çoook sıkıldığınızı biliyorum 🙂 Karadeniz Yemekleri sebebiyle sayfamı güncelleyebildiğim için çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Etkinlik için çok istememe rağmen yeni bir tarif hazırlayamadım ancak daha önce yaptığım beğeneceğinizi düşündüğüm iki yöresel tarifimi etkinlik için takrar burada sizlerle paylaşmak istiyorum. İlki tam da bu havalara uygun bir çorba, Pum Pum Çorbası, diğeri ise Bahar aylarında yetişen bölgesel bir sebze olan hodandan yapılan Ispıt (Hodan) Kavurması . Yemek isimlerinin üzerine tıklayarak tariflere ulaşabailirsiniz. Ayrıca etkinliğin evsahibi Sevgili Yeşim’e konu seçimi ve emekleri için şimdiden çok teşekkür ederim. En kısa sürede görüşmek üzere…

Ye-19 : Portakallı Ebruli Kek

portakalli kek 400x300 Ye 19 : Portakallı Ebruli Kek

Bu ayki etkinliğe kolay bir tarifle katılmak istedim. Bu etkinlik için arkadaşlarımızın hazırladığı tarifleri, herzaman olduğu gibi, büyük bir merakla bekliyorum. Etkiniliğin ev sahibi Ayşenur’a çok teşekkür ederim ve kolay gelsin diyorum. Kimbilir tarif defterime bu etkinlik sonrasında ne çok güzel tarif eklenecek…

Malzemeler :
3 yumurta
150 gr tereyağ
1 su bardağından bir parmak eksik toz şeker
2 yemek kaşığı minik küpler halinde doğranmış portakal kabuğu şekerlemesi veya 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi veya 1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı un
2 dolu yemek kaşığı kakao
bir tutam tuz

Üzeri için
3 dolu kaşık pudra şekeri
1 portakalın suyu

1) Tereyağını eritelim ve şekerle iyice çırpalım. Yumurtaları birer birer her birini iyice çırparak tereyağına yedirelim. Portakal şekerlemesini veya rendesini veya vanilyayı ekleyerek bir spatula ile karıştıralım.

2) Un, kabartma tozu ve tuzu ayrı bir kaba eleyelim ve kek karışımına ilave edelim. Tüm malzemenin eşit olarak karıştığına emin olana kadar spatula ile altüst ederek hafifçe karıştıralım.
3) Hafifçe yağlanmış dikdörtgen bir kalıba hamurun tamamına yakın kısmını dökelim. Yaklaşık 4-5 kaşık karıltırma kabında bırakalım. Bu kalan kek hamuruna kakaonun tamamını ilave ederek iyice yedirelim. Kakaolu karışımı sade karışımın üzerine dökelim. Fazla karıştırmadan yavaşca bir bıçağın ucu ile hamurların birbirine karışarak desen oluşmasını sağlayalım.

4) Önceden 170 derece ısıtılmış fırında kürdan temiz çıkıncaya kadar keki pişirelim.

5) Kek pişerken bir kase içinde pudra şekerini azar azar yumuşak bir karışım elde edinceye kadar portakal suyu ile karıştıralım. Kaseyi içinde sıcak su olan bir tenereye oturtup kaşıktan kolayca akacak kıvama gelinceye kadar ısıtalım.

6) Pişen keki hafifçe ılıdıktan sonra kalıptan çıkaralım ve hazırladığımız sıcak portakallı şerbeti kekin üzerinde gezdirelim. Şerbet sertleşip kek soğuyunca kadar bekleyip, keki servis edelim.

Tarif Anne Willan’ın Çikolatalı Tatlılar ve Pastalar kitabından değişiklikler yapılarak uygulanmıştır.

Ye-15 : Gül Tatlısı

Picture%20855 Ye 15 : Gül Tatlısı
Bu ayki yemek etkinliğinin hem konusu hemde zamanlaması çok güzel. Evsahibimize buradan çok teşekkür ediyorum. Mutfak Rehberi Dergisi’nde Konya Mutfağının en ünlü 8 tarifinden biri olarak adı geçen ve daha öncede bir çok blogger arkadaşımın yaptığı Gül Tatlısını etkinlik için denemeye karar verdim. Tarifi dergide yeralan biçimde uyguladım. Tadı gerçekten de çok güzel oldu. Sadece ben şerbet miktarını kendimize göre biraz ayarladım ve azalttım. Aşağıda yazan malzemelerle yapıldığında bir fırın tepsisi gül tatlınız oluyor.

Bayram içinse, bloglarda yer alacak birbirinden güzel bayram tatlılarından birini denemek için sabırsızlanıyorum… Şimdiden hepinize afiyet olsun.

Malzemeler :
2 çay bardağı irmik
1,5 çay bardağı yoğurt
2 yumurta
1 çay bardağı erimiş tereyağ
1,5 çay bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un (yaklaşık 4-5 çay bardağı)
(ben aida çay bardağı kullandım)

Şerbet için :
2.5 su bardağı toz şeker
3 su bardağı su
1/2 limon suyu

1) Tereyağ, sıvı yağ, yumurta, yoğurt ve irmiği yoğurma kabına koyup iyice karıştıralım. Üzerine kabartma tozu ve unu da eleyerek yumuşak kıvamlı bir hamur hazırlayalım. Isterseniz unun hepsini bir seferde katmayıp yavaş yavaş ekleyin ki kıvamı kaçırmayın.

2) Hamuru merdaneyle incecik açalım ve geniş ağızlı bir çay bardağıyla hamurdan yuvarlaklar keselim. Yuvarlakları 3-4 lü şekilde üst üste koyalım. Bir ucundan başayarak rulo yapalım ve tam ortasından keselim. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim ve ortalarına birer parça ceviz koyalım.

3) Önceden 180 derece ısıtılmış fırında tatlıların üzerleri kızarıncaya kadar yaklaşık 20-25 dakika pişirelim.

4) Bu arada tencereye suyu ve şekeri koyalım. Kaynayıp şurup haline gelince limon suyunu sıkalım. Fırından çıkmış ılımış tatlıların üzerine sıcak şurubu dökelim. Tavsiyem yine şurubun hepsini bir seferde dökmeyelim ve tatlıalr şurubu çektikçe şurup ilave edelim.

Ye-14 : Penne Arabiatta

makarna Ye 14 : Penne Arabiatta
Son iki yemek etkinliğine ne kadar istesemde maalesef istediğim gibi hazırlanıp katılamadım. Halbuki salata ve makarna hayatta vazgeçemediği ve ailecek en sevdiğimiz, tükettiğimiz yiyeceklerdir. Çok istemiş olmama rağmen Makarna etkinliği için yeni bir şey yapamasamda önceki aylarda arkadaşımın yaptığı ve benim de bloğumda yayınladığım Penne Arabiatta tarifini etkinlik için bloğa koymaya karar verdim. Bir sonraki etkinlik için şimdiden hazırlanmaya ve tarifimi son güne bırakmamaya şimdiden söz veriyorum :))
Bu ayki etkinliğimizin ev sahibi Elvan’a (Peynir Gemisi) çok teşekkür ediyorum.

Arkadaşımın tarifini hemen sizlere aktarıyorum. Tarif dört kişi için düşünülmüş olduğundan ölçüler buna göre verilmiştir.

Sosu için :
4 adet olgun domates
rendelenmiş1 küçük kavonoz barilla arabiatta sosu
4 diş incecik doğranmış sarımsak
yarım su bardağından biraz fazlaca zeytinyağı
acı pepercino biberi (arkadaşım Italya’dan özel aldığı pepercino biberini kullanıyor)

1 paket kalem / düdük (penne) makarna

1) Genişçe bir tavaya zeytinyağı konularak sarımsaklar pembeleştirilir. Domatesler ve barilla makarna sosu ilave edilir. Tuz ilave edilir ve peperecino katılarak acısı ayarlanır.

2) Bu arada 1 paket penne makarna, al dante (yani biraz sert) kıvamında haşlanır ve varsa fazla suyu süzülür.

3) Tavada pişen sosun içine makarnalar katılır ve yavaşça karıştırarak sosun makarnayla iyice buluşması sağlanır. Maydonoz ile süslenerek servis yapılır.

Ye-12 : Vişneli Tiramisu

Picture%20753 Ye 12 : Vişneli Tiramisu
Yemek etkinliklerini için hep son dakikada bir şeyler hazırlıyorum. Her seferinde, bir sonraki etkinlik için tarifi önceden hazırlayacağıma kendime söz versemde ! şimdiye kadar bu sözümü tutamadım 🙁 Aslında yemek etkinliklerinin en sevdiğim tarafı bu etkinliğe katılmaktan çok blogger arkadaşlarımızın yaptıkları birbirinden güzel tarifleri keyifle takip etmek. Bu etkinliktede çok güzel sütlü tatlı tarifleri okuyacağımı biliyorum. Ben, yine kuralımı bozmayarak son dakikada ! etkinlik için oldukça pratik ve sevdiğimiz bir sütlü tatlı hazırladım. Umarım hoşunuza gider. Şimdiden hepinize çok güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum. Ayrıca bu ayki etkinliğin ev sahibi Sevgili Özlem’e (Baking Fairy) seçtiği güzel konudan ötürü çok teşekkür ediyorum. (Tarifin orjinali Sofra Dergisi’nde olup, ben tarifi biraz değiştirerek uyguladım.)

Malzemeler :
3 yumurta sarısı
6 yemek kşığı toz şeker
3 yemek kaşığı un
1 su bardağı süt
1 paket (200 gr) labne peyniri
250 gr donmuş /taze vişne veya taze kiraz
1/2 su bardağı vişne suyu
1/2 su bardağı su
6-7 tane kedidili veya istediğiniz cins bisküvi
bir parça limon kabuğu rendesi
süslemek için biraz kakao

Bir kapta yumurta sarıları, süt, 3 kaşık toz şeker ve un çırpma teliyle iyice karıştırılarak bir tencereye aktarılır. Kısık ateşte devamlı karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirelim. Ocaktan alıp soğumaya bırakalım.

Muhallebi biraz soğuduktan sonra labneyi ilave edelim ve mikserle 2 dakika iyice çırpalım.

Donmuş vişneleri çözdürüp suyunu bir tenecereye alalım. Üzerine yarım bardak su ve kalan 3 kaşık toz şekeri ilave ederek 10 dakika kaynatalım. Altını kapatıp, vişneleri içine atalım.

Bisküvileri bardaklara paylaştıralım. Üzerine pişirdiğimiz vişne sosu ve vişnelerden koyalım. Muhallebiyi paylaşıralım.

Soğuduktan sonra üzerini kakao ve taze vişne ile süsleyelim.

Ye-11 : Patates Pullu Levrek Fileto

Picture%20695.0 Ye 11 : Patates Pullu Levrek Fileto
Bu ayki yemek etkinliğinin evsahibi Bazen e seçtiği güzel konu için teşekkür ederim. Etkinlik için oldukça kolay ama gürüntüsü çok şık bir balık tarifi vermek istedim. Bu yemeği misafirlerinize yaptığınızda oldukça övgü ve iltifat alacağınıza da çok inanıyorum. Ben acele ettiğimden fazlaca tabağımı süsleyemedim. Ama siz isterseniz balığın yanına biraz kiraz domates ve mantar soteleyerek renk verebilirsiniz. Ama benim yaptığım gibi sadece yeşil salata ile bile servis etseniz yinede çok beğenilecektir. Şimdiden hepinize afiyet olsun.

Malzemeler :
4 parça levrek fileto
4 adet küçük, ince patates
4 kaşık tereyağ
Biraz tuz ve karabiber

1) Levrek filetolarını yıkayıp süzdürün. Tuz ve karabiber ile tatlandırın. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin. Tereyağını eritip soğumaya bırakın.

2) Patatesleri soyup, mümkün olduğu kadar incecik dilimleyin, yıkayıp suyunu süzdürün ve tereyağına ekleyerek iyice harmanlayın 10 dakika bekleyin.

Picture%20689 Ye 11 : Patates Pullu Levrek Fileto

3) Levrek filetolarının üzerine tereyağına bulanmış olan patatesleri balık pulu gibi dizin.
(Benim patateslerim biraz büyük olduğundan pullar irice oldu !)

Picture%20691 Ye 11 : Patates Pullu Levrek Fileto

4) Önceden 230 derece ısıtılmış fırının ızgara ayarında patatesler kızarıncaya kadar balıkları pişirin. Benim aldığım levrekler ince olduğu için patateslerle beraber kolayca pişti. Eğer filetolar biraz kalıncaysa ve siz balığın pişmediğini düşünürseniz fırının ızgara ayarını kapatın, ısısını biraz düşürün alt üst pişirme ayarını ayarlayarak biraz daha balığı pişirin.

Ye-10 : Çilekli Tartölet

Picture%20586 Ye 10 : Çilekli Tartölet
Öncelikle bütün annelerin geçmiş Anneler Gününü kutlamak istiyorum. Bu ayın yemek etkinliği için seçim yapmakta çok zorlandığımı söyleyebilirim. Bir çok tarif arasından, meyveli tartöletleri çok sevdiğim için, çilekli tartölet yapmaya karar verdim. Denediğinizde siz de hamurunun lezzetli ve gevrek olduğunu; pastacı kremasının tadının da tam kıvamında olduğunu göreceksiniz. Tartöletlerin tarifi çok sevdiğim Yeni Yemek Ansiklopedisi’nden. Temel tart hamuru ve pastacı kremasını (ben kremayı biraz şekersiz bulduğum için sütü ısıtırken 3 kaşık fazla şeker kattım) tamamıyla uyguladım. Tariften farklı yaptığım şey ise pişmiş tartölet hamurlarının üzerine eritilmiş bitter çikolata sürmek oldu. Çikolata sürülen tartölet hamurları uzun süre gevrekliğini kaybetmiyor ve hamur kremadan ıslanıp yumuşamıyor. Bu püf noktasını oldukça tecrübeli bir pasta şefinden aldığımı da özellikle belirtmek isterim. Bu arada tart hamurunun önceden hazırlanarak, streç folio ya sarılıp buzdolabında bir haftaya kadar, derin donurucuda 3 aya kadar saklanabildiğini de öğrendim. Hepinize şimdiden afiyet olsun…

Tart hamuru için (10-12 tartölet için) :
175 gr elenmiş un (1,5 su bardağı)
90 gr tereyağı (6 yemek kaşığı)
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yumurta beyazı, hafifçe çırpılmış

Pastacı Kreması için :
2 yumurta sarısı
5 yemek kaşığı toz şeker
4 yemek kaşığı (30 gr) elenmiş un
2 yemek kaşığı (15 gr) elenmiş mısır nişastası
1,5 su bardağı (300 ml) süt
½ paket vanilya
2 çorba kaşığı süzme yoğurt
1 yumurtanın akı

Tartöletlerin içine sürmek için; 40 gr eritilmiş bitter çikolata
Süslemek için; 500 gr yıkanmış, ayıklanmış çilek

1) Pastacı kremasını hazırlamak için önce yumurta sarıları ve 1 kaşık toz şekeri şekeri bir kaseye koyup kayulaşıncaya kadar çırpalım. Sonra un ve mısır nişastasını azar azar ekleyip karıştıralım.

2) Bu arada süt, vanilya ve 3 kaşık toz şekeri bir tencereye koyup kısık ateşte kaynatmadan ısıtalım. Isınınca yavaş yavaş ve sürekli çırparak kasedeki unlu karışıma sütü katalım. Pürüzsüz bir karışım elde etmek için sütlü karışımı süzgeçten geçirerek tekrar tencereye alalım ve kısık ateşte karıştırarak pişirelim. Krema kaynamaya başladıktan sonra 5-6 dakika daha pişirelim. Tencereyi ateşten alıp kremayı bir kaseye boşaltalım. Kaseyi streç folio ile kapatıp 10 dakika oda ısısında soğutup, sonra da 20-25 dakika da buzdolabında soğutalım.

3) Soğumuş olan krema kaseseni buzdolabından alıp, çırparak süzme yoğurdu ekleyelim.

4) Başka bir kasede 1 yumurta akını kar haline gelinceye kadar 1 kaşık toz şeker ile çırpalım. Sonra karışımı azar azar diğer kasedeki pastacı kremasına katalım. Kasenin üstünü yeniden streç folio ile kapatıp 1 saat daha buzdolabında soğutun.

Picture%20594 Ye 10 : Çilekli Tartölet
5) Tart hamurunu hazırlamak için; elenmiş unu ve şekeri bir kaseye koyalım. Küp küp kesilmiş soğuk tereyağ parçalarını ve hafifçe çırpılmış bir yumurta beyazını ekleyerek hamuru yoğurmaya başlayalım. Hamuru toparlayıp çok fazla yoğurmadan beze yapalım.

6) Tart hamurunu hafifçe unlanmış tezgah üzerinde merdane ile 3 mm kalınlığında açalım. Tartölet kalıplarımızın içini kaplayacak büyüklükte keserek hamuru kalıplarımıza yerleştirelim. Çatalla hamurların üzerinde bir kaç delik açalım ve kalıpları buzdolabına koyup 30 dakika kadar soğutalım.

7) Soğutma süresi bitiminde hamurları önceden 220 derece ısıtılmış fırında altın sarısı bir renk alıncaya kadar yaklaşık 15 dakika pişirelim. Tepsiyi fırından alıp tartöletler soğuyunca kalıptan çıkartalım.

8) Soğumuş tartöletlerin içlerine erittiğimiz bitter çikolatalı fırçayla sürelim ve donmasını bekleyelim.

9) Pastacı kremasını tartöletlerin içine paylaştıralım. Üzerini dilimlediğimiz çileklerle istediğimiz gibi süsleyelim. İsterseniz çileklerinde üzerine jöle veya marmelat sürebilirsiniz. Ben, tartöletleri aynı gün içinde yiyeceğimizi bildiğim için üzerine hiç bir şey sürmeden servis ettim.

Etkinliğin ev sahibi Tuğçe’ye buradan çok teşekkür ediyorum.

Ye-9 : Kenevir Helvası

kenevirhelvasi Ye 9 : Kenevir Helvası

Konya, kültürel ve tarihsel zenginliğinin yanısıra yemek çeşitliliği ile de benim ilgimi çeken şehirlerden biri olmuştur. Konya’ya yerleştiğimiz ilk günden bu yana, yemek kültürüne ilgimi bilen dostlarımız bize, Konya mutfağını tanıtmak için çok güzel fırsatlar yarattılar. Aslında etkinlik için Kuru Bamya Çorbası, Fırın Kebabı, Etli Ekmek, Düğün Pilavı, Sac Arası gibi çok bilinen Konya yemeklerinden yapmak istedim. Sonundada ilginizi çekeceğini düşündüğüm, yapımı da kolay olan bir tatlıda karar kıldım. Tarifi çok eski yıllara dayanan Kenevir Helvası, Konya’da özellikle kışın yapılan ve kara gömülerek soğutulan bir tatlıymış.

Malzemeler :
500 gr kenevir
4 su bardağı pekmez
100 gr ceviz içi
50 gr leblebi

1) Kenevir ayıklanarak teflon bir tavaya konularak (yağsız) yakmadan çıtır çıtır olana kadar kavrulur.

2) Ayrı bir tencereye pekmez konularak kuvvetli ateşte kaynatılır.

3) Pekmez kaynayınca, kavrulmuş olan kenevirler pekmeze ilave edilerek koyulaşıncaya kadar yaklaşık 5-10 dakika daha pişirilir. (Pekmezi uzun süre kaynatırsak tadı acılaşabilir o yüzden dikkat etmemiz gerekiyor)

4) Leblebiler havanda dövülerek (veya rondoda) toz haline getirilir ve 24-26 cm çapındaki bir kabın dibine iyice serpilir.

5) Koyulaşan kenevirli pekmez leblebilerin üzerine dökülür.

6) Üzeri cevizlerle süslenip soğutulur. İstediğimiz gibi dilimleyerek servis edelim.

Kaynak : “Konya Mutfağından” kitabının yazarı Sayın Saime Yardımcı’ya tarif ve uygulama için sonsuz teşekkürler.

Ye-8 : İç Baklalı Enginar

baklalienginar.0 Ye 8 : İç Baklalı Enginar
Bu ayki yemek etkinliğine evsahipliği yapan ve güzel bir konu seçen Sevgili Gülşen‘e çok teşekkür ediyorum. Tarife geçmeden önce, “Osmanlı Mutfağı” konusunda önemli isimlerden biri olan Sayın Vedat Başaran’ın bir konuşmasından yaptığım kısa bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

“…Osmanlı Mutfağı, kendi içinde felsefesi olan bir mutfaktır. Esas olan şudur; metabolizma tabiata paralel olarak düşünülmüştür. Eskiden saklama teknikleri bugünkü gibi olmadığından Osmanlı meyveyi ve sebzeyi mevsiminde tüketmeye ve sağlıklı beslenmeye son derece değer vermiştir.
Dünya mutfaklarındaki yemeklerin çoğunu tariflerini okuyup
uygulayabilirsiniz ama Osmanlı Mutfağı için aynı şey geçerli değildir. Çünkü Osmanlı Mutfağı’nda öyle farklı teknikler vardır ki, bunları uygulamak için özel bir eğitim ve tecrübe gerekir. Osmanlı Mutfağı el becerisi ister ve son derece sofistike bir mutfaktır. Mesela Osmanlılar, yemeği direkt ateşte pişirmez, dolaylı olarak pişirir. Tek aşamalı yemek yoktur, minimum iki aşamada yemek pişirilir. Osmanlı’da sulu yemek yoktur. Osmanlı’da sulu pişirme tekniği vardır ama yemek pişince, içinde suyu kalmaz. Aslında yemeklerin hepsinde bir incelik vardır ve bu incelikleri bugünkü gastronomi dünyasında yakalamak mümkün değildir. “

Etkinlik için“Taze İç Baklalı Zeytinyağlı Enginar” hazırladım. Çünkü hem baklanın hemde enginarın mevsimi başladı. Ama taze enginar için sanki biraz daha beklememiz gerekecek. Ben pazarda istediğim gibi taze enginar bulamayınca konservesini kullanmaya karar verdim. Umarım bu hafif ve lezzetli yemeği sizde beğenirsiniz.

Malzemeler :
300-400 gr taze ayıklanmış iç bakla (ayıklanmış haliyle)
1 kavanoz enginar konservesi
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1/2 limon suyu
1 silme yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker
1/2 demet kıyılmış dereotu
2 çay bardağı sıcak su

1) Taze iç baklalar tuzlu suda yaklaşık 10-15 dakika haşlanır.

2) Konserve enginarların suyu süzülür ve küçük bir tencerede az suyla kısık ateşte yaklaşık 15 dakika pişirilir. (Eğer taze enginar kullanacaksanız bu aşamada haşlama suyuna isterseniz bir iki damla limon suyu da sıkabilirsiniz)

3) Ayrı bir tencerede zeytinyağı, yarım limonun suyu, un, toz şeker, tuz ve 2 çay bardağı sıcak su karıştırılarak bir sos yapılır.

4) Konserve enginarlar tencereye bu sosun içine yerleştirilir. Haşlanmış iç baklalar da ilave edilerek kısık ateşte yaklaşık 1o dakika kadar sos helmeleninceye kadar pişirilir.

5) Servis tabağına enginarlar yerleştirilir. Tencerede kalan iç baklalar kıyılmış dereotu ile harmanlanıp, enginarların içine doldurulur. Servis yapmadan önce bir tutam taze dereotu ile süslenir. Afiyet olsun.

Not: Tarif için Executive Chef Veysel Gök’e çok teşekkür ediyorum.

Ye-7 : Vişneli & Peynirli Tart

visneli tart 400x300 Ye 7 : Vişneli & Peynirli Tart


Sevgililer Günü için klasik, kalpli ve kırmızı birşeyler yapmak istedim.
Ancak ne yapacağım konusunda çok kararsız kaldım. Seçip karar verdiğim alternatiflerdende türlü bahanelerle bir bir vazgeçtim. Tam “en iyisi bu etkinliğe katılmamak” dediğim bir sırada, gördüğüm bir fotoğraf bana ilham verdi ve etkinlik için bir tart yapmaya karar verdim. Tartın resmini gördüğüm yer bir yemek sitesi değilde fotograf sitesi olunca tartın tarifini almak mümkün olamadı. Eh, iş başa düşüncede, bende tartı aşağıdaki gibi bir kaç tarifi birleştirerek yaptım. Sonuç mu, gayet güzel oldu. Tadanlar beğendiler.

Malzemeler :
Tart hamuru için (Beyaz Fırın’ın sahibi Nathalie Stoyanof’un Beyaz Mutfak isimli kitabından aldığım temel tart tarifini aynen uyguladım).
250 gr un (2 su bardağı)
125 gr tereyağı
100 gr toz şeker (1 çay bardağı)
1 yumurta sarısı (hafif çırpılmış)
1 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
1 çay kaşığı vanilya

Kreması için
4 çay bardağı süt
1/2 çay bardağı nişasta
1/2 çay bardağı un
2 yumurta sarısı
1/2 su bardağı toz şeker
½ küçük kutu krema
4 tepeleme yemek kaşığı krem peynir
1 çay kaşığı vanilya, bir kaşık limon kabuğu rendesi

Üzeri için
1 kutu donmuş vişne (400 gr)
1 paket tart jölesi (Dr Oetker, 13 gr poşet)
2 kaşık toz şeker

1) Unu eleyep, ortası havuz biçiminde açalım ve küçük parçalar halinde doğradığımız tereyağını unun etrafına koyalım.
 

 

2) Unu, yağa yedirerek kumlu bir doku elde edinceye kadar yoğuralım. Bu sırada çırpılmış yumurtayı, şeker, vanilya ve limon kabuğu rendesini ilave edelim. Hamurun bütün malzemesi iyice karışıp hafif ve pürüzsüz bir kıvam alıncaya kadar iyice yoğuralım.

3) Hamuru bir merdane ile açıp, 22 cmlik tart kalıbına, kenarlarınıda kaplayacak şekilde yerleştirelim. Kalıbın kenarından fazlasını keserek alalım. Kalıbı en az 2 saat buzdolabında bekletelim.

4) Fırını 170 dereceye ayarlayıp, ısıtalım. Hamur pişerken kabarmasın diye tart kalıbının üzerine yağlı bir kağıt serelim ve kağıdın üzerine de ağırlık yapması için biraz kuru fasulye (veya nohut) koyalım. Fırında 20-25 dakika tartın üzeri hafif pembeleşinceye kadar pişirelim.5) Artan tart hamurunu tezgahta merdane ile incecik açıp, kalp şeklindeki kurabiye kalıpları ile keselim ve başka bir fırın kabına koyarak 170 derecede 20-25 dakika üzeri kızarıncaya kadar pişirelim. Sıcakken üzerine pudra şekeri eleyelim.
6) Bu arada bir tencerede un, nişasta ve şekeri sütle beraber iyice karıştırıp, içine çırpılmış yumurta sarılarını ve kremayı ekleyelim. Tencereyi ateşe koyup krema koyu bir kıvama gelinceye kadar karıştırarak pişirelim. Vanilya ve limon kabuğu rendesinide ilave edip, 1-2 dakika kaynatalım. Ocaktan alınca içine krem peyniri ilave edelim ve tekrar karıştıralım.

7) Donmuş vişneleri bir süzgeçte çözdürün. Tart jölesini süzülen vişnelerin suyu, su ve 2 kaşık toz şeker ile karıştırarak paket üzerinde yazan tarife göre pişirelim. Ocağı kapatmadan az önce suyu iyice süzülmüş olan vişneleri ilave edelim.
 

 

8) Pişen tartın üzerine kremayı iyice yayalım. Kremanın üzerine ortadan başlayarak vişne jölesini döküp, jölenin üstüne de kalp kurabiyeleri koyalım. Buzdolabında en az 2 saat bekletip servis yapabiliriz. Afiyet olsun.
Copyright Tüm hakları Açık büfeye aittir.Hiç bir görsel ve yazı izinsiz kullanılmaz.