Açık Büfe 5 Yaşında !

fotograf 6 401x300 Açık Büfe 5 Yaşında !

fotograf 4 401x300 Açık Büfe 5 Yaşında !

Blogumun 5. yaşını kutlarken, geçtiğimiz günlerde yaptığım iki pastayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Zaman su gibi akıyor, ilk tariften bu yana yıllar geçmiş. Hepinize sevgilerimle…

Terbiyeli Şehriye Çorbası ve Açık Büfe’nin En’leri…

17102010281 400x300 Terbiyeli Şehriye Çorbası ve Açık Büfenin Enleri...

 

Her yaz sonu, kışın kullanmak için kışlık domates hazırlarım. Domateslerin kabuklarını soyup tencerenin içine küp küp doğruyorum. İçine tuz atarak pişiyorum. 20-25 dakika kaynatıp sıcakken kavanozlara dolduruyorum. Kapağın ağzını bir bez yardımı ile sıkıca kapatıp, ters çeviriyorum. Genelde 1 gün bu şiekilde bekletiyorum. Kapakların bombelenmediğinden ve kapakların tuttuğundan emin olduktan sonra bütün kış kullanmak üzere serin ve karanlık bir yere kaldırıyorum.  Genelde Çanakkale domatesi (hani şu yumurta şeklinde olandan) alıyorum ancak bu sene Ayaş domatesi ile kışlık domates hazırlardım. Ayaş domatesi biraz sulu olduğu için domatesleri küp küp doğradıktan sonra süzgece alıp fazla sularını süzdürdüm. Biriken domates sularını da poşetlere alarak buzluğa attım. İşte bu domates ve domates suyunu kullanarak hazırladığım şehriyeli, terbiyeli çorba tarifi… 

 

yazdan hazırladığınız domateslerden 4-5 yemek kaşığı yada1 tatlı kaşığı domates salçası

2 çarliston biber

1 su bardağı arpa şehriye

5 su bardağı su

1 su bardağı domates suyu

1 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz

1yemek kaşığı tereyağı

tuz, karabiber

 

terbiye için :

1 yumurtanın sarısı

1 çorba kaşığı limon suyu

 

Biberlerin çekirdeklerini temizleyip ince ince doğrayalım. Tereyağını tencerede eriterek biberleri kavuralım. Domatesi yada salçayı ilave ederek 1-2 dakika daha kavuralım. Domates suyu ve sıcak suyu ekleyip bir taşım kaynatalım. Arpa şehriyeyi ilave edip yumuşayıncaya kadar pişirin. Eğer kıvamı koyu olursa biraz daha sıcak su ilave edebilirsiniz ki ben genelde kıvamı bu şekilde tutturabiliyorum 🙂 Tuz ve biber ilave edelim.

1 yumurta sarısı ile limon suyunu iyice çırpalım. Çorbayı ocaktan alıp terbiyeyi ekleyelim,  tencerenin kapağını kapatarak 5 dakika kadar dinlendirelim. Servis kaselerine paylaştıralım. Maydanoz ile süsleyip servis yapalım

Günlüğümü ilk yazmaya başladığım zamanlarda tanıştım  Defne ile, yani 4 yıl önce! Blogunu her zaman yakından takip ettiğim, sevgili sanal arkadaşım, Açık Büfe’nin en çok okunanlarını paylaşmamı istemiş. Biraz gecikmeylede olsa arkadaşımın bu isteğini yerine getiriyorum. Açık Büfe’nin en’lerinden seçtiğim beş tanesini aşağıya sıraladım.

1 – Nohutlu Ekşili Kuru Patlıcan Dolması

2 – Patates Pullu Levrek Fileto

3 – Aşina’nın Portakallı Keki

4 – Bol Çikolatalı Pasta

5 – Kızarmış Kaşarlı Patates

Bu sıralar oldukça yoğun olduğunu bildiğim, kahvesinin müdavimi olduğum Sibel’ciğimi ve ilk günlerinden beri takip ettiğim Aslı’yı  eğer vakitleri olursa en çok okunanlarını yazmaya davet ediyorum. Hepinize sevgilerimle…

İçimizi Bir Hoş Eden Mayhoş İçecekler…

picture 1033 İçimizi Bir Hoş Eden Mayhoş İçecekler...

Zaman Gazetesi Pazar ekindeki yazının başlığı aynen böyleydi “içimizi bir hoş eden mayhoş içecekler”. Sevinç Hanım arayıp yaza özel içecek tarifleri hatta şöyle değişik birşeyler varsa çok iyi olur diyerek beni aradığında bloga koymaya fırsat bulamadığım ama Kilisli ahbaplarımızla hazırladığımız “Koruk Şerbeti” aklıma geldi. Hemen evet cevabı verdim ve eve gelir gelmez acele ile resimleyip gönderdim. Gazeteye koruk şerbetinin yanısıra daha önce blogda yayınlağım limonata tarifini de gönderdim. 08 Ağustos 2010 Pazar günü gazetenin ekinde tariflerimiz çıktı. Gecikmiş olmakla beraber, okumak isteyenler denemek isteyenler için birde burada yayınlıyorum. Şimdiden afiyet olsun.

 Koruk şerbeti

1 sürahi koruk suyu *

2 su bardağı toz şeker

2-3   su bardağı soğuk su

 

*Koruk suyunu elde etmek için toplanıp yıkanan koruk salkımları sapından ayrılıp tanelerek beyaz bez bir torbaya alıyoruz. Bezin çok kalın olmaması, süzme yoğurt yaparken kullandığımız cinsten kalın bir tülbent kumaşı özelliğinde olması önemli. Bez torbayı büyük bir tencere yada plastik bir kap içine koyalım. Ağır bir tokmak yada havan ile yavaş yavaş bastırılarak koruğun suyunu sıkalım.

 

Şeker ve koruk suyunu iyice karıştırıyoruz. Şeker iyice eriyince içine soğuk su ilave ediyourz. Suyu bir seferde değil bardak bardak ilave etmenizi öneririm. Böylece şerbetin tadını kendi arzu ettiğiniz tatlılıkda ayarlayabilirsiniz.

 

Koruk şerbetinin bir diğer yapılış biçimi

1 sürahi koruk suyunu 4 su bardağı toz şeker ile bir tencereye alalım ve kaynatalım. 2-3 taşım kaynayınca ve şeker tamamen eriyince altını kapatıp soğumaya bırakalım. Soğuyan koruk şerbetini cam şişelere alarak buzdolabında yada güneş almayan kuru, serin ve karanlık bir dolapta saklayabiliriz. Bu şekilde 1 yıl boyunca kullanabiliriz.

 

Şerbeti ikram edeceğimiz zaman sürahiye alıp içine yine istediğimiz ölçüde soğuk su ilave ediyoruz.

 

Koruk Şerbeti Kilis Yöresinde kar buzla birlikte servis ediliyor. Yörenin sıcaklığına karşı insanları ferahlatan doğal bir içecek…

Göcek, Geçen Hafta Sonu…

170520101172 400x300 Göcek, Geçen Hafta Sonu...

170520101092 400x300 Göcek, Geçen Hafta Sonu...

170520101141 400x300 Göcek, Geçen Hafta Sonu...

Mutlu Yıllar…

my bday 400x300 Mutlu Yıllar...

28 Nisan benim doğum günümdü. Sabah evden çıkarken Defnecik neden işe gittiğimi sordu. Ben soruyu anlamaya çalışırken, çünkü bugün senin doğum günün dedi ! Cevap veremedim 🙂

Ayrıca ofis arkadaşlarımın doğumgünüm için hazırlattıkları pastayı da sizlerle Açık Büfe aracılığıyla paylaşmak istiyorum. Güzel doğum günü süprizleri 🙂 için ofisdeki çok sevgili arkadaşlarıma, tekrar teşekkür ediyorum.

Bahar gibi bir pasta ile yeni yaşımı kutladım… Umarım sizlerinde doğum günleriniz ve yeni yaşlarınız bu pasta kadar güzel olsun. Sevgilerimle..

Meram’da Pazar Kahvaltısı

pazar kahvaltisi 400x300 Meramda Pazar Kahvaltısı

Geçtiğimiz pazar günü dostlarımızın evinde, Meram’da yaptığımız pazar kahvaltısının resmini sizlerle paylaşmak istiyorum. Fotoğrafta yer almayan, çekmeyi unuttuğum, peynirli Konya böreği (pidesi), mahalledeki fırından çıkar çıkmaz masanın baş köşesine kuruldu, hepimizin damaklarında güzel bir tat bahar tadı bıraktı…

4 Yıl Önce Bugün…

emr bday 2 400x300 4 Yıl Önce Bugün...

Dostluk ve paylaşımla dolu bir yılı daha geride bıraktı “Açık Büfe”.  4 yıl önce bugün ilk tarifle başlayan bu güzel yolculukta benimle birlikte olan herkese çok teşekkür ederim.

Birlikte daha nice uzun yıllara…

Göcek…

Kurban Bayramı. Göcek. Ve bir kaç güzel, güneşli fotoğraf…

img 0842 400x300 Göcek...

img 0865 400x300 Göcek...

img 0854 400x300 Göcek...img 0867 400x300 Göcek...

img 0790 400x300 Göcek...

img 08071 400x300 Göcek...

Merhaba…

resim 011 400x300 Merhaba...

Ayrılmayı bilmek deyip zun süre ayrı kaldım sizlerden. Bir çoğunuz düşündüğü gibi veda etmedim aslında. İş yaşamımızdaki değişiklikten ötürü 7 yıldır yaşadığımız Konya’dan ayrılıp Ankara’ya yerleştik. Açık Büfe artık Ankara’dan devam edecek sizlerle buluşmaya.  Yepyeni bir başlangış yapıyoruz ailece.

Ama içimdeki bir burukluğu da paylaşmadan edemeyeceğim. Büyük düşünürün kenti, hoşgörü başkenti Konya’da geçen yedi yıl boyunca çeşitli vesileler ile Mesnevi ile karşılaşmama rağmen ancak son 1 senede ders almak kısmet oldu. Sevgi ile bağlandığım mesnevi okuduğumuz, güzel sohbetler yaptığımız grubumuzdan ayrılmanın üzerimde yarattığı burukluklukla “ayrılmayı bilmek” başlığını attım bir önceki yazıma. Gerçekten ayrlıklar bizi olgunlaştırır mı? Mesnevi hocamızın buna yanıtı kesinlikle evet. Vazgeçmelere karşı duruşumuz yaşam dediğimiz şey. Hiç birşeyin ya da hiç kimsenin kalıcı olmadığı gerçeğini kabullenmeye başladığınızda ayrılıkları da kavuşmaları da başka türlü görmeye başlıyorsunuz. Mevlana, “Herkes ayrlıktan bahsetti, bense vuslattan” der. Ben de yeni bir vuslat ile karşınızdayım şimdi. Kısa süre için de  görüşmek dileğiyle…

Not : Üyesi olduğum Konya İşkadınları Derneği 5-6 Aralık 2009 tarihinde Konya’da bir hoşgörü buluşması gerçekleştiriyor. İki günlük program çerçevesinde ülkemizin dört bir yanından katılımın beklendiği etkinlik alanında Türkiye’de bir ilk olacak.  Sevgi, barış ve beraberce yaşamak bu toprakların mirası…  Mevlana’nın saygıyla, hayata açık olmakla, yeni düşünceleri dinlemekle, kabul etmekle harmanladığı hoşgörü felsefesinin iş dünyası için de önemli katkıları olacak. “İş Yaşamında Hoşgörü Buluşması”  5 Aralık Cumartesi Günü saat 14:00’de başlıyor. İlk günün konuk panelistleri İş Kadını Leyla ALATON, Gazeteci – Yazar Elif ŞAFAK, Hz. Mevlâna`nın 22. kuşak torunu Esin ÇELEBİ ve Türkiye’nin ilk profesyonel mediatör’ü Deniz KITE. İkinci Gün programında ise 6 Aralık Pazar sabahı 10:00’da Dr. Faik Özdengül ile “Rumi ve Aşkın Terapi”  yer alıyor. Organizasyon ile ilgili tüm detaylara ise www.isyasamindahosgoru.net adresinden ulaşılabiliyor. .

 İş Yaşamında Hoşgörü toplantımıza, eğer programınıza uyarsa katılmanızı gönülden dilerim.

Ayrılmayı bilmek…

sema 452x300 Ayrılmayı bilmek...

Konya’ya Özgü Yöresel Yemekler

picture 0231 Konyaya Özgü Yöresel Yemekler

Geçtiğimiz hafta üçüncü defa bir yarışmada jüri üyeliği yaptım. İlkinde rahmetli Tuğrul Şavkay ile birlikte Uluslararası Akdeniz Mutfağı’nda Akdeniz ülkelerinde üretilen en iyi zeytinyağını seçmiştik.

İkincisinde Ümit Usta ile yöresel lezzetlerin buluştuğu bir yemek yarışmasının galiplerini belirlemiştik. 

Bu kez ise ünlü yemek yazarı, araştırmacı Emine Beder ile Konya’ya Özgü Yöresel Tatlar Yemek yarışmasında jüri üyeliği yapma mutluluğunu yaşadım.

Konya’lı hanımların özenerek hazırladığı birbirinden güzel 43 adet yöresel yemek ve tatlının tadına afiyetle baktık 🙂 puanlar verdik. Sonrada derece alanlara ödüllerini…

En üstteki resimde gördüğünüz “Portakal Yuvasında Kenevir Helvası” tatlı dalında hem görüntü hem de lezzet olarak bütün jüriden tam puan aldı. O yüzden yazımın başköşesine yerleşti 🙂 Kenevir helvası eski Konya’da uzun kış gecelerinde yapılan ve dışarıda karlarıın altında soğutularak yenilen bir tatlı imiş. Günümüzde ise pek bilen yok. Sunum sizce de harika değil mi?

Yarışma baştan sona bir görsel ziyafetti benim için. Bugüne dair en önemli gözlemim ise bu mütevazi Anadolu kentinin kadınlarının yenek sunumu konusunda ne kadar yetenekli olduğuydu… Üstelik hiç biri ne gastronomi eğitimi almış ne de otel mutfağında bu işi öğrenmişti. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık…

picture 03611 Konyaya Özgü Yöresel Yemekler

picture 07511 Konyaya Özgü Yöresel Yemekler

picture 0941 Konyaya Özgü Yöresel Yemekler

picture 0341 Konyaya Özgü Yöresel Yemekler

picture 0351 Konyaya Özgü Yöresel Yemekler

picture 022 Konyaya Özgü Yöresel Yemekler

Lale Bahçeleri

p1015691 Lale Bahçeleri

p1015713 Lale Bahçeleri

p1015705 Lale Bahçeleri

p10156492 Lale Bahçeleri

Bu resimleri Konya nın Çumra ilçesinde bulunan lale bahçesinde çektik. Her bir bahçe, belkide tarla demek lazım, aslında oldukça büyük, fotoğraflarda çok net anlaşılmıyor. Renk renk gözalabildiğine lale her yer. Tek kelime ile muhteşem…

Limon Ağacı…

limon agaci 400x300 Limon Ağacı...

Kış güneşi ve bahçemizdeki limon ağacı….

Uluslararası Arkadaşlık Ödülü ve Taşınıyorum :)

award from grams1 Uluslararası Arkadaşlık Ödülü ve Taşınıyorum :)

Tekrar bir arada olmak, seslerinizi duymak gerçekten çok güzel. Bloglarımızın kapalı kaldığı günlerde kendimi çok yalnız hissettiğimi söylemek istiyorum. Meğerse ne çok alışmışım hepinize, iyi ki varsınız. Blogların tekrar kapatılabilme ihtimalinin olması nedeniyle uzun zamandır kullandığım ama blogspot adresime yönlendirdiğim www.acikbufe.biz sitemi kullanmaya karar verdim. Blogspottan taşınıp en yakın zamanda, yeni sitemde, sizlere kavuşmayı sabırsızlıkla bekliyorum 🙂

Bu arada, Sevgili Hatice “Uluslararası Arkadaşlık Ödülü” nü bana göndermiş. Hatice’ciğim, bu güzel ödül için sana çok teşekkür ediyorum. Ben cevabımı çok geciktirdiğim için konu sanırım artık güncelliğini yitirdi. Ödülü, geleneği bozmamak için, ben de tüm blog sahibi arkadaşlarıma devrediyorum. Herkesin ellerine, emeklerine sağlık. Sevgilerimle

9. Yaş Pastası yada Tembel Anne Pastası :)

 picture 11102 9. Yaş Pastası yada Tembel Anne Pastası :)

Merhaba, bu sefer çok ara verdim, biliyorum ama başka çare yok ki… Çok istememe rağmen Açık Büfe’me hiç zaman ayıramıyorum. Bu uzun ayrılığın sebebi, eşimin başka bir şehirde çalışmaya başlaması, aldığım terfi ve akabinde bol iş seyahatleri (ortalama ayda 3.000km!) ve ve tabiki benim çıtır kızlarım…

Kısacık da olsa size bir merhaba demek, merak edenleriniz için iyi olduğumu söylemek, sesimi duyurmak istedim sizlere. İyiyim yani….

Bu zamansızlıkta Zeynep’ciğimin doğum günü için oldukça sıradan ve kolay bir pasta yapmaktan başaka bir çarem yoktu. Hazır almayı yediremedim kendime 🙂 Eeee nede olsa 2 yılı aşkındır blogger bir annenin kızına pasta yapmaması kabul edilebilir bir konu değil 🙂 Kızıma şöyle güzel ve süper bir şeker hamurlu bir pasta yapmayı öyle isterdim ki ama kısmet değilmiş. Seneye inşallah 🙂

Merak edenler için söyliyeyim pasta herzamanki favorimiz kakaolu portakallı ıslak pandispanya, ara kreması krem ole, içi bol orman meyveli. Üzerini de Dr Oetker Ahududulu Pasta Kreması ile sıvadım. Tembel anne pastası yani 🙂

Bu arada yorumlarına cevap yazamadığım bütün arkadaşlarımdan özür dilemek istiyorum, beni bağışlayın olur mu?
En kısa zamanda görüşmek üzere, sevgilerimle…

Copyright Tüm hakları Açık büfeye aittir.Hiç bir görsel ve yazı izinsiz kullanılmaz.