Göcek, Geçen Hafta Sonu…

22 Mayıs 2010

Mutlu Yıllar…

29 Nisan 2010

28 Nisan benim doğum günümdü. Sabah evden çıkarken Defnecik neden işe gittiğimi sordu. Ben soruyu anlamaya çalışırken, çünkü bugün senin doğum günün dedi ! Cevap veremedim :)

Ayrıca ofis arkadaşlarımın doğumgünüm için hazırlattıkları pastayı da sizlerle Açık Büfe aracılığıyla paylaşmak istiyorum. Güzel doğum günü süprizleri :) için ofisdeki çok sevgili arkadaşlarıma, tekrar teşekkür ediyorum.

Bahar gibi bir pasta ile yeni yaşımı kutladım… Umarım sizlerinde doğum günleriniz ve yeni yaşlarınız bu pasta kadar güzel olsun. Sevgilerimle..

Meram’da Pazar Kahvaltısı

26 Mart 2010

Geçtiğimiz pazar günü dostlarımızın evinde, Meram’da yaptığımız pazar kahvaltısının resmini sizlerle paylaşmak istiyorum. Fotoğrafta yer almayan, çekmeyi unuttuğum, peynirli Konya böreği (pidesi), mahalledeki fırından çıkar çıkmaz masanın baş köşesine kuruldu, hepimizin damaklarında güzel bir tat bahar tadı bıraktı…

4 Yıl Önce Bugün…

05 Şubat 2010

Dostluk ve paylaşımla dolu bir yılı daha geride bıraktı “Açık Büfe”.  4 yıl önce bugün ilk tarifle başlayan bu güzel yolculukta benimle birlikte olan herkese çok teşekkür ederim.

Birlikte daha nice uzun yıllara…

Göcek…

18 Aralık 2009

Kurban Bayramı. Göcek. Ve bir kaç güzel, güneşli fotoğraf…

Merhaba…

15 Kasım 2009

Ayrılmayı bilmek deyip zun süre ayrı kaldım sizlerden. Bir çoğunuz düşündüğü gibi veda etmedim aslında. İş yaşamımızdaki değişiklikten ötürü 7 yıldır yaşadığımız Konya’dan ayrılıp Ankara’ya yerleştik. Açık Büfe artık Ankara’dan devam edecek sizlerle buluşmaya.  Yepyeni bir başlangış yapıyoruz ailece.

Ama içimdeki bir burukluğu da paylaşmadan edemeyeceğim. Büyük düşünürün kenti, hoşgörü başkenti Konya’da geçen yedi yıl boyunca çeşitli vesileler ile Mesnevi ile karşılaşmama rağmen ancak son 1 senede ders almak kısmet oldu. Sevgi ile bağlandığım mesnevi okuduğumuz, güzel sohbetler yaptığımız grubumuzdan ayrılmanın üzerimde yarattığı burukluklukla “ayrılmayı bilmek” başlığını attım bir önceki yazıma. Gerçekten ayrlıklar bizi olgunlaştırır mı? Mesnevi hocamızın buna yanıtı kesinlikle evet. Vazgeçmelere karşı duruşumuz yaşam dediğimiz şey. Hiç birşeyin ya da hiç kimsenin kalıcı olmadığı gerçeğini kabullenmeye başladığınızda ayrılıkları da kavuşmaları da başka türlü görmeye başlıyorsunuz. Mevlana, “Herkes ayrlıktan bahsetti, bense vuslattan” der. Ben de yeni bir vuslat ile karşınızdayım şimdi. Kısa süre için de  görüşmek dileğiyle…

Not : Üyesi olduğum Konya İşkadınları Derneği 5-6 Aralık 2009 tarihinde Konya’da bir hoşgörü buluşması gerçekleştiriyor. İki günlük program çerçevesinde ülkemizin dört bir yanından katılımın beklendiği etkinlik alanında Türkiye’de bir ilk olacak.  Sevgi, barış ve beraberce yaşamak bu toprakların mirası…  Mevlana’nın saygıyla, hayata açık olmakla, yeni düşünceleri dinlemekle, kabul etmekle harmanladığı hoşgörü felsefesinin iş dünyası için de önemli katkıları olacak. “İş Yaşamında Hoşgörü Buluşması”  5 Aralık Cumartesi Günü saat 14:00’de başlıyor. İlk günün konuk panelistleri İş Kadını Leyla ALATON, Gazeteci – Yazar Elif ŞAFAK, Hz. Mevlâna`nın 22. kuşak torunu Esin ÇELEBİ ve Türkiye’nin ilk profesyonel mediatör’ü Deniz KITE. İkinci Gün programında ise 6 Aralık Pazar sabahı 10:00’da Dr. Faik Özdengül ile “Rumi ve Aşkın Terapi”  yer alıyor. Organizasyon ile ilgili tüm detaylara ise www.isyasamindahosgoru.net adresinden ulaşılabiliyor. .

 İş Yaşamında Hoşgörü toplantımıza, eğer programınıza uyarsa katılmanızı gönülden dilerim.

Ayrılmayı bilmek…

28 Eylül 2009

Konya’ya Özgü Yöresel Yemekler

11 Haziran 2009

Geçtiğimiz hafta üçüncü defa bir yarışmada jüri üyeliği yaptım. İlkinde rahmetli Tuğrul Şavkay ile birlikte Uluslararası Akdeniz Mutfağı’nda Akdeniz ülkelerinde üretilen en iyi zeytinyağını seçmiştik.

İkincisinde Ümit Usta ile yöresel lezzetlerin buluştuğu bir yemek yarışmasının galiplerini belirlemiştik. 

Bu kez ise ünlü yemek yazarı, araştırmacı Emine Beder ile Konya’ya Özgü Yöresel Tatlar Yemek yarışmasında jüri üyeliği yapma mutluluğunu yaşadım.

Konya’lı hanımların özenerek hazırladığı birbirinden güzel 43 adet yöresel yemek ve tatlının tadına afiyetle baktık :) puanlar verdik. Sonrada derece alanlara ödüllerini…

En üstteki resimde gördüğünüz “Portakal Yuvasında Kenevir Helvası” tatlı dalında hem görüntü hem de lezzet olarak bütün jüriden tam puan aldı. O yüzden yazımın başköşesine yerleşti :) Kenevir helvası eski Konya’da uzun kış gecelerinde yapılan ve dışarıda karlarıın altında soğutularak yenilen bir tatlı imiş. Günümüzde ise pek bilen yok. Sunum sizce de harika değil mi?

Yarışma baştan sona bir görsel ziyafetti benim için. Bugüne dair en önemli gözlemim ise bu mütevazi Anadolu kentinin kadınlarının yenek sunumu konusunda ne kadar yetenekli olduğuydu… Üstelik hiç biri ne gastronomi eğitimi almış ne de otel mutfağında bu işi öğrenmişti. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık…

Lale Bahçeleri

27 Nisan 2009

Bu resimleri Konya nın Çumra ilçesinde bulunan lale bahçesinde çektik. Her bir bahçe, belkide tarla demek lazım, aslında oldukça büyük, fotoğraflarda çok net anlaşılmıyor. Renk renk gözalabildiğine lale her yer. Tek kelime ile muhteşem…

Limon Ağacı…

03 Şubat 2009

Kış güneşi ve bahçemizdeki limon ağacı….

Uluslararası Arkadaşlık Ödülü ve Taşınıyorum :)

02 Kasım 2008

Tekrar bir arada olmak, seslerinizi duymak gerçekten çok güzel. Bloglarımızın kapalı kaldığı günlerde kendimi çok yalnız hissettiğimi söylemek istiyorum. Meğerse ne çok alışmışım hepinize, iyi ki varsınız. Blogların tekrar kapatılabilme ihtimalinin olması nedeniyle uzun zamandır kullandığım ama blogspot adresime yönlendirdiğim www.acikbufe.biz sitemi kullanmaya karar verdim. Blogspottan taşınıp en yakın zamanda, yeni sitemde, sizlere kavuşmayı sabırsızlıkla bekliyorum :)

Bu arada, Sevgili Hatice “Uluslararası Arkadaşlık Ödülü” nü bana göndermiş. Hatice’ciğim, bu güzel ödül için sana çok teşekkür ediyorum. Ben cevabımı çok geciktirdiğim için konu sanırım artık güncelliğini yitirdi. Ödülü, geleneği bozmamak için, ben de tüm blog sahibi arkadaşlarıma devrediyorum. Herkesin ellerine, emeklerine sağlık. Sevgilerimle

9. Yaş Pastası yada Tembel Anne Pastası :)

28 Temmuz 2008

 

Merhaba, bu sefer çok ara verdim, biliyorum ama başka çare yok ki… Çok istememe rağmen Açık Büfe’me hiç zaman ayıramıyorum. Bu uzun ayrılığın sebebi, eşimin başka bir şehirde çalışmaya başlaması, aldığım terfi ve akabinde bol iş seyahatleri (ortalama ayda 3.000km!) ve ve tabiki benim çıtır kızlarım…

Kısacık da olsa size bir merhaba demek, merak edenleriniz için iyi olduğumu söylemek, sesimi duyurmak istedim sizlere. İyiyim yani….

Bu zamansızlıkta Zeynep’ciğimin doğum günü için oldukça sıradan ve kolay bir pasta yapmaktan başaka bir çarem yoktu. Hazır almayı yediremedim kendime :) Eeee nede olsa 2 yılı aşkındır blogger bir annenin kızına pasta yapmaması kabul edilebilir bir konu değil :) Kızıma şöyle güzel ve süper bir şeker hamurlu bir pasta yapmayı öyle isterdim ki ama kısmet değilmiş. Seneye inşallah :)

Merak edenler için söyliyeyim pasta herzamanki favorimiz kakaolu portakallı ıslak pandispanya, ara kreması krem ole, içi bol orman meyveli. Üzerini de Dr Oetker Ahududulu Pasta Kreması ile sıvadım. Tembel anne pastası yani :)

Bu arada yorumlarına cevap yazamadığım bütün arkadaşlarımdan özür dilemek istiyorum, beni bağışlayın olur mu?
En kısa zamanda görüşmek üzere, sevgilerimle…

Cennete geldim :) Meleklerim yanımda…

25 Nisan 2008

 

Açık Büfe 2 Yaşında !

05 Şubat 2008

 Dostluk ve paylaşımla dolu bir yılı daha geride bıraktı “Açık Büfe”. Birlikte daha nice uzun yıllara …

Nice Mutlu Yıllara…

31 Aralık 2007

Sevdiklerinizle birlikte mutlu ve huzur dolu bir yıl geçirmenizi dilerim. Hepinize sevgilerimle…

Çevrim İçi: 2 Bugün Tekil: 24 Bugün Çoğul: 84