Bulgurlu Kara Lahana

bulgurlu kara lahana 400x300 Bulgurlu Kara Lahana

Dün ilk defa Ayrancı’daki Organik Pazara düştü yolum. Tahminimin aksine tenhaydı pazar yeri. Hep böyledir dedi portakal aldığım satıcı. Buranın müdavimleri bellidir, her hafta gelen 500 kişiyi geçmez, siz herhalde ilk defa geliyorsunuz dedi. Merakla pazarı ziyaret edenlerin çoğu sonraki günlerde genelde gelmezlermiş. Evime yakın bu pazara uğramaya çalışacağıma söz verdim kendi kendi kendime ve başladım tezgahları gezmeye. Taze organik sebze ve meyvelerin yanısıra  paketli bakliyatlardan, un çeşitlerine, ekmek ve baharatlara hatta temizlik ürünlerine kadar bir sürü şey daha vardı. Bu hafta bize yetecek kadar sofra alışverişi yapmış olsam da ürünlerin cazibesiyle biraz ondan, biraz bundan derken bir baktım ki bir sürü şey almışım.  

Organik Pazar dan aldığım kara lahana ile geleneksel bir batı Karadeniz aile yemeği yaptım bizimkilere.   Bulgurlu kara lahana, soğuk havaların yemeğidir bizim oralarda. Babaannem, pişerken içine bir iki tane kurutulmuş, acı kırmızı Arnavut biberi katardı, bazen de pul biber. Bizim kızların yiyebilmesi için acı biber koymadım benimkine. Sonradan isteyen tabağına acı toz biber ekledi.  Acı toz biberleri  Aşina‘cığımın halası kendi elleriyle hazırlayıp bana Kilis’den gönderdi, tadı muhteşem. 

Gelelim yemeğin tarifine. Aslında oldukça basit. Aynı pirinçli ıspanak gibi yapılıyor.

2 baş kara lahana
1 tane orta boy soğan
1 tatlı kaşığı ev yapımı biber yada domates salçası
1 çay bardağı irice bulgur
tuz, 3 kaşık zeytinyağ, 1/2 su bardağı kaynar su

Lahanalar iyice yıkanır, süzülür ve ıspanak gibi doğranır. Soğanlar küp şeklinde doğrayıp yağda biraz pembeleştirp üzerine salçayı ilave edelim. Biraz karıştırdıktan sonra lahanaları tencereye ekleyelim. Kaynar suyu tencereye ekleyip lahanalar yumuşayıncaya kadar pişirilir. Yıkanıp süzülmüş bulgurlar  ilave edilip gerekiyorsa biraz daha sıcak su eklenir. Tuzu katılır. Bulgurlar pişinceye kadar kısık ateşte pişirilir.

Ye-27 : Karadeniz Yemekleri

pumpum corbasi 400x300 Ye 27 : Karadeniz Yemekleri

Uzun zamandır blogumu güncelleyemediğimi ve aynı sayfayı görmekten çoook sıkıldığınızı biliyorum 🙂 Karadeniz Yemekleri sebebiyle sayfamı güncelleyebildiğim için çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Etkinlik için çok istememe rağmen yeni bir tarif hazırlayamadım ancak daha önce yaptığım beğeneceğinizi düşündüğüm iki yöresel tarifimi etkinlik için takrar burada sizlerle paylaşmak istiyorum. İlki tam da bu havalara uygun bir çorba, Pum Pum Çorbası, diğeri ise Bahar aylarında yetişen bölgesel bir sebze olan hodandan yapılan Ispıt (Hodan) Kavurması . Yemek isimlerinin üzerine tıklayarak tariflere ulaşabailirsiniz. Ayrıca etkinliğin evsahibi Sevgili Yeşim’e konu seçimi ve emekleri için şimdiden çok teşekkür ederim. En kısa sürede görüşmek üzere…

Tatlı Kabak Dolması

Picture%20745 Tatlı Kabak Dolması

Konya Yemekleri Kitabı’nın yazarı Saime Yardımcı’nın Meram’daki bağ evindeydim geçtiğimiz Cumartesi. Saime Hanım kitabının yeni baskısı için, yemeklerini resimliyor ve hazırlıklarını yapıyordu. Tesadüf bir çekim sonrasına denk geldim ve yanımdaki makina ile hemen sizin için bu tatlıyı fotoğrafladım. Bu kabağa, et kabağı da deniyor, Girit asıllı mı bilmiyorum ama Konya’da uzun yıllardır yapılan bir yaz yemeği. Dışı dikkatle soyulan kabağın üzerinden bir kapak kesiliyor ve içi dikkatlice boşaltılıyor. Kabağın içi sote edilmiş kuşbaşı et ve pirinç ile dolduruluyor. Tencereye dikkatlice yerleştirilen kabağın üzerine kapağı kapatılıyor ve kapak bir kaç yerinden kürdanla tutturuluyor. Tencereye biraz su ve şeker konularak pişirilmeye başlanıyor. Arada sırada tenceredeki şerbetten kaşık kaşık alınarak kabağın üzerine dökülüyor. İşte böyle, değişik bulacağınızı düşündüğüm oldukça yöresel ve bir ustanın elinden çıkmış güzel bir lezzet.

Gürcü Mutfağı’ndan : Acapsandali

Picture%20643 Gürcü Mutfağından : Acapsandali
Aslında Gürcü mutfağı hakkında okuduklarım dışında bilgim yok desem doğru olur. Eski yemek dergilerimi karıştırırken karşıma çıkan bu tarifi deneyerek ilk Gürcü Yemeğimi denememi !yapmış oldum. Ana malzemesi patlıcan olan Acapsandali, fesleğen aromasıyla yaz sofralarımızda yer alan patlıcan yemeklerine bir alternatif olabilir bence. Gürcü Mutfağı ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek isterseniz eğer, şu linke bakabilirsiniz.

Malzemeler :
5-6 tane orta boy patlıcan
2 tane iri boy soğan
4 tane olgun domates
3 adet orta boy patates
3-4 diş sarımsak
½ demet maydanoz
1 tatlı kaşığı kuru fesleğen veya bir tutam taze fesleğen
1 tatlı kaşığı tuz
½ çay bardağı zeytinyağı
½ çay bardağı sıcak su (eğer gerekirse)

1) Patlıcanları alaca soyup, 1 cm kalınlığında halka halka doğrayalım ve tuzlu suda acısı çıksın diye 30 dakika kadar bekleyelim.

2) Soğan, domates ve patatesleri küp şeklinde doğrayalım.

3) Tencerede soğanları yağda kavuralım. Üzerine suyunu iyice sıktığımız patlıcanları koyup kavurmaya devam edelim.

4) Küp seklinde doğranmış domates ve patatesleri kavurduğumuz patlıcanlara ilave edelim.

5) Maydanoz ve sarımsağı incecik kıyıp yemeğe ekleyelim. Tuz ve fesleğen ile tatlandırıp, kısık ateşte patatesler yumuşayıncaya kadar 20-25 dakika daha pişirelim. Eğer yemeğin kendi suyu yeterli olmazsa çok az sıcak su ilave edebiliriz.

Etli Ekmek

Picture%20403 Etli Ekmek
Konya’nin meşhur etli ekmeğini bilmeyen yoktur şüphesiz. Konya’da yaşayan biri olarak, etli ekmeği bloğuma koymadan duramadım bende. Etli ekmek, bildiğimiz mayalı ekmek hamurundan yapılan bir çeşit pide aslında. Bezelere ayrılan hamurun üzerine kıymalı harçtan konur. Fırına vermeden önce hamur iyice uzatılarak 80-100 cm boyuna kadar getirilir. Etli ekmeğin en önemli özelliği hamurunun incecik çıtır çıtır olmasıdır. Etli ekmek yazın közlenmiş sivri biber, kışında doğranmış turp ve ayranla servis edilir.

Not : Sakın yanlış anlaşılmasın resimdeki etli ekmek, Site sahibi tarafından yapılmadı. Konya’daki bir etli ekmekçide fotoğraflanıp sonrada afiyetle yendi ! Konya’da etli ekmek evlerde yapılmıyor. Çünkü hem hamuru hemde pişirilmesi ayrı bir uzmanlık istiyor. Hemen hemen her semtte birden fazla etli ekmekçi var. tahmin edeceğiniz gibi fiyatlarıda çok ekonomik. O yüzden dışarıda yenen veya eve sipariş edilen bir pide.

Ye-9 : Kenevir Helvası

kenevirhelvasi Ye 9 : Kenevir Helvası

Konya, kültürel ve tarihsel zenginliğinin yanısıra yemek çeşitliliği ile de benim ilgimi çeken şehirlerden biri olmuştur. Konya’ya yerleştiğimiz ilk günden bu yana, yemek kültürüne ilgimi bilen dostlarımız bize, Konya mutfağını tanıtmak için çok güzel fırsatlar yarattılar. Aslında etkinlik için Kuru Bamya Çorbası, Fırın Kebabı, Etli Ekmek, Düğün Pilavı, Sac Arası gibi çok bilinen Konya yemeklerinden yapmak istedim. Sonundada ilginizi çekeceğini düşündüğüm, yapımı da kolay olan bir tatlıda karar kıldım. Tarifi çok eski yıllara dayanan Kenevir Helvası, Konya’da özellikle kışın yapılan ve kara gömülerek soğutulan bir tatlıymış.

Malzemeler :
500 gr kenevir
4 su bardağı pekmez
100 gr ceviz içi
50 gr leblebi

1) Kenevir ayıklanarak teflon bir tavaya konularak (yağsız) yakmadan çıtır çıtır olana kadar kavrulur.

2) Ayrı bir tencereye pekmez konularak kuvvetli ateşte kaynatılır.

3) Pekmez kaynayınca, kavrulmuş olan kenevirler pekmeze ilave edilerek koyulaşıncaya kadar yaklaşık 5-10 dakika daha pişirilir. (Pekmezi uzun süre kaynatırsak tadı acılaşabilir o yüzden dikkat etmemiz gerekiyor)

4) Leblebiler havanda dövülerek (veya rondoda) toz haline getirilir ve 24-26 cm çapındaki bir kabın dibine iyice serpilir.

5) Koyulaşan kenevirli pekmez leblebilerin üzerine dökülür.

6) Üzeri cevizlerle süslenip soğutulur. İstediğimiz gibi dilimleyerek servis edelim.

Kaynak : “Konya Mutfağından” kitabının yazarı Sayın Saime Yardımcı’ya tarif ve uygulama için sonsuz teşekkürler.

Ispıt (Hodan) Kavurması

ispit Ispıt (Hodan) Kavurması
Hafta sonu Bartın’daydık. Baharın gelmesiyle birlikte bütün tabiat canlanmış her taraf yemyeşil olmuştu. Bartın’a gidipte meşhur “Kadınlar Pazarına” uğramadan olmazdı. Pazarda tazecik ebegümeçleri, pazılar, kazayağı mancarları, ısırganlar, körpecik semizotları ve daha bir sürü sebze vardı. Ne yana bakacağımı, hangisini alacağımı bilemedim doğrusu. Hele hele pazarda uzun zamandır görmediğim ıspıtları görünce ayrı bir sevindim. Ispıt yada diğer bir adıyla hodan bizim oralarda çokça yetişen, oldukçada faydalı bir ottur. Kansere karşı koruyucu etkisi, idrar söktürücü olması, kan temizleyici ve ateş düşürücü özellikleri ile bilinir. Annem ıspıtları kavururken ben de detaylı olarak nasıl yapıldığını not aldım. Ispıtın kavurması yapıldığı gibi genişce olan yapraklarından sarması da yapılır. Bizim ıspıt kavurması resmini çekmeye fırsat bile bulamadan bittiği için bende pazarda görüntülediğim taze ıspıtların resmini koydum sayfama.

Malzemeler :

1 kg. ıspıt
4-5 kaşık tepeleme tereyağı
3-4 adet yumurta
2 baş irice soğan
50 gr kıyma
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber.

1) Ispıtlar yıkanır ve yaprakları kesilerek ayıklanır. Sonra 2 cm. uzunluğunda doğranır.

2) Bir tencereye ıspıtların üzerini örtecek kadar su konulur ve ıspıtlar yumulayıncaya kadar haşlanır. Haşlanan ıspıtlar ılıyınca avuç içinde hafifçe sıkılarak suyu çıkarılır.

3) Ayrı bir tencerede de teryayağı eritilir. Yemeklik doğranmış soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur. Sonra kıyma ilave edilerek soğanlarla birlikte kavrulur.

4) Kavrulan soğan ve kıymaya ıspıtlar ilave edilierek bir kaç dakika daha kavrulur ve sonra içine yumurtalar kırılıp yeterince tuz ve karabiber ilave edilerek karıştırılır. Yumurtalar pişince yemek ateşten indirilir. Sıcak olarak servis yapılır.

Pum Pum Çorbası

pumpumcorbasi Pum Pum Çorbası
Rahmetli babaannem, bu çorbayı her yaptığında ben evde kaçacak delik arardım. Çoğu çocuk gibi bende sütü sevmezdim ve bu sebeplede bu çorbadan
hiç mi hiç hoşlanmazdım. Doğduğum yere, Bartın’a ait olan bu çorbayı siteme koymadan edemedim. Arşivimde bulunsun istedim ki ileride kızıma da gösterebileyim.

Annemden aldığım tarife göre yaptım bu çorbayı . Tabi annemin göz kararı ayarını ben ölçekli hale getirdim. Pum pum çorbasını süt + su karışımı ile yapılabileceğiniz gibi sadece su ile de yapabilirsiniz. Süt oranını siz kendi zevkinize göre isterseniz azaltın.

Annemin Önerisi :
* Eğer çorbayı sütle yaparsanız, sucuk veya pastırma kullanmayın.

* Çorbayı yemekten hemen önce yapın daha lezzetli olur. Çorba soğuduktan
sonra biraz koyulaşıyor. Bu durumda çorbayı ısıtırken yarım bardak süt
katarak kısık ateşte ısıtın.

Malzemeler :
· 5 kaşık mısır unu
· 3 su bardağı su + 2 su bardağı süt
(eğer et veya tavuk suyunuz varsa su yerine mutlaka onu kullanın)
· 2-3 kaşık sıvıyağ
· 2 yemek kaşığı kıyma veya ince ince kesilmiş pastırma veya sucuk
· yeterince tuz & karabiber
· iki dilim ekmek

1) Tencerenin içine su + süt karışımı ve mısır ununu koyup iyice karıştıralım.

2)Tencereyi ateşe alıp yine karıştırmaya devam ederek kaynatalım. Altını
kısalım.

3) Çorba kaynarken ayrı bir tavada kıyma (sucuk yada pastırma) ve
küp şeklinde doğranmış ekmekleri sıvıyağda kavuralım.

4) Kavrulan ekmekli kıymanın yarısını kaynamakta olan çorbaya ilave
edelim. Yeterli miktarda tuz ve karabiber katıp 2-3 dakika daha
kaynatıp ocağı kapatalım.

5) Servis yaparken kaselerin üzerine bir kaşık kavurduğumuz ekmekli
kıymalı karışımdan koyup öyle servis edelim. Arzu ederseniz kızarmış
ekmeklere ilave olarak rendelenmiş kaşar peyniride koyabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Copyright Tüm hakları Açık büfeye aittir.Hiç bir görsel ve yazı izinsiz kullanılmaz.