Hindistan Cevizi Şapkalı Brownie

coconutbrownie Hindistan Cevizi Şapkalı Brownie
Sevgili Deniz Güney’den aldığım brownie tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Çok beğendiğim bu tarif, sanırım bundan böyle bizim favorimiz olacak. Orjinal tarifdeki cup ölçüsü yerine ben 250 ml lik su bardağı kullandım. Deniz, bu güzel tarif için sana çok teşekkür ediyorum.

Temel Brownie Hamuru:
10 yemek kaşığı tuzsuz tereyağı (150 gr)
1 su bardağı şeker (rondoda çekilmiş)
3/4 su bardağı + 2 yemek kaşığı kakao
1/4 tatlı kaşığı tuz
½ tatlı kaşığı sıvı vanilya (ben ruf marka olanı kullandım)
2 büyük ve soğuk yumurta (dolaptan çıkar çıkmaz kullanılacak)
½ su bardağı + 2 yemek kaşığı elenmiş un

Hindistan Cevizi Şapkası İçin :
1 büyük yumurta beyazı
1 su bardağı hindistan cevizi
1/4 su bardağı şeker (rondoda çekilmiş)
bir fiske tuz
3/4 tatlı kaşığı sıvı vanilya

1) Tereyağ, şeker, kakao ve tuz ısıya dayanıklı bir kaseye konulur ve kasede içi su dolu bir tencere içine oturtulurarak benmari yapar gibi su ısıtılmaya başlanır

2) Zaman zaman karıştırılarak tereyağı eriyip diğer malzemeler de pürüzsüz bir hal alana kadar karışım ısıtılır. Karışımın sıcaklığı parmağımızı hafif yakacak biçimde olmalı, karışım kesinlikle kaynamamalı.

3) Karışım istenilen sıcaklığa ulaşınca ve pürüzsüz bir hal alınca kaseyi tencerenin içinden alalım. Bir kenarda ılık hale gelinceye kadar bekletelim.

4) Karışım ılıdığında içine sıvı vanilyayı ve 2 soğuk yumurtayı aynı anda ilave edelim ve tahta kaşıkla çok hızlı karıştırarak yumurtaları yedirelim. Hamur koyulaşıncaya kadar karıştırmaya devam edelim.

5) Hamur koyulaşınca elenmiş unu ekleyelim ve un gözden kaybolana kadar fazla olmamak kaydıyla karıştıralım. Bu işlemden sonra tam 35 kez tahta kaşığı vurur gibi sertçe hamura daldırıp çekelim.

6) Yağladığımız 28 cm lik kelepçeli kalıbın içine hamuru fazla oynamadan dökelim ve üzerini bir kaşıkla düzeltelim. Eğer kalın bir brownie isterseniz daha küçük kek kalıbı kullanmanızı öneriyorum (benim brownie 3 cm kalınlığında oldu).

7) Bu arada yumurta beyazı, hindistan cevizi, şeker, tuz ve vanilyayı gene benmari usulü (kaynatmadan sadece ısıtarak) ısıya dayanıklı birt kaba koyup, kabı da içi su dolu tencere içine oturtalım.

8) Hindistan cevizli karışımın yanmaması için dibinden karıştırarak yumurta beyazları kalınlaşana, hindistan cevizleri biraz sert görünüm alana kadar suyu ısıtalım. Karışım kaşıkla şekil alacak yoğunluğa geldiğinde suyun altını kapatıp, kabı çıkartalım.

9) Brownie hamurumuzun üzerine hindistan cevizi karışımını elimizle yayalım.

10) Önceden 170 derece ısıtılmış fırının alttan üçüncü rafında hindistan cevizleri koyu altın rengini alana kadar browni kürdan temiz çıkana kadar yaklaşık 25 dakika pişirelim.

Afiyet olsun…

Not: Eğer hindistan cevizi şapkalı brownie yapmak istemezseniz yukaridaki temel brownie hamuruna 2/3 su bardağı çekilmiş ceviz içi ekleyebilirsiniz. Ben Deniz’in tavsiyesi ile hindistan cevizli yaptığım için ceviz kullanmadım.

Etli Pırasa Dolması

pirasadolmasi Etli Pırasa Dolması
Daha önce hiç pırasa dolması yapmamıştım. Bu ilk denemem. Ben tadını biraz etli lahana sarmasına benzettim. Bir sonraki sefer yaptığımda tarifteki terbiye yerine, kuru patlıcan dolmasında yaptığım sosu yapmak ve sarımsaklı yoğurt ile servis etmek istiyorum. Internette ve yemek dergilerinde çok sayıda pırasa dolması tarifi var. Benim aralarından seçip uyguladığım tarif ise aşağıda.

Malzemeler :

Dolmanın iç harcı için;

1 kg kalın pırasa
2 adet soğan
250 gr kıyma
1 çay bardağı pirinç
2 adet küp küp doğranmış domates veya 1 çorba kaşığı domates salçası
1/2 demet maydanoz
1 kaşık kuru nane (vaya tazesi)
1 kaşık dereotu kurusu (veya 1/2 demet taze dereotu)
2 kaşık tereyağ

Terbiyesi için ;

1 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı yoğurt
1 yumurta sarısı
1 adet limon suyu
tuz, karabiber

1) Pıralaları ayıklayalım. Pırasaların yarısının beyaz tarafını 5-6 cm. uzunluğunda ve diğer yarısının beyaz taraflarını ise 20 cm. uzunluğunda keselim (Kalan yeşil kısımlarını daha sonra başka yemeklerde kullanabilirsiniz.) Ben yeşil pırasa saplarının birazını incecik kıyıp dolma tenceresinin tabanına yaydım.

2) Bir tencerede su kaynatalım ve kestiğimiz pırasaları en fazla 5 dakika haşlayalım (Daha uzun süre haşlarsak pırasaların içini çıkarmak zor oluyor.)

3) Kıymanın içine ince kıyılmış soğan, yıkanmış pirinç, maydanoz, dereotu, nane, tuz, karabiber ve bir çorba kaşığı tereyağını koyup iyice karıştırın (benim kıymam yağsız olduğu için içine yağ ilave ettim. Eger orta yağlı kıyma kullanırsanız yağ ilave etmenize gerek olmaz). İçinin sert olmaması yarım çay bardağı su ekleyelim.

4) Haşlanmış pırasalardan 20 cm. olanları uzunlamasına ikiye kesip kat kat ayıralım. Her katı açarak tezgahın üzerine yayalım. Bir ucuna harç koyarak muska böreği şeklinde katlayalım. Sonra kısa kesilen pırasaların içlerini en fazla 2 kat kalacak şekilde boşaltıp, içlerini harç ile dolduralım. Bütün dolmaları tencereye dizelim.

5) Dolmaların üstüne porselen bir tabak kapatıp, tabağın hizasına gelecek kadar su koyalım. Arzu ederseniz bir kaşık tereyağını küçük parçalar halinde keserek dolmaların üzerine koyalım. Tencereyi orta hararette yaklaşık 1 saat pişirelim.

6) Terbiyesi için un, yumurta sarısı, yoğurt ve limon suyunu bir kasede telle veya çatalla iyice çırpalım. Pişmekte olan yemeğin suyundan terbiyeye azar azar katalım. Sonra bu terbiyeyi yemeğe ilave edip, bir taşım daha kaynattıktan sonra ateşi kapatalım. Dolmaları zedelemeden tabağı kaldıralım. Pırasa dolmalarını servis tabağına alıp, sıcak sıcak servis yapalım.

Patates Çorbası

patatescorbasi Patates Çorbası

Hem tadı hem de sunumu güzel olan patates çorbasını genelde misafirlerim geldiği zaman yapmayı tercih ediyorum. Çorbanın tarifini Lezzet dergisinden aldım ama yaparken ben biraz değiştirdim. Çorbanın dergideki asıl tarifine isterseniz buradan bakabilirsiniz.

Malzemeler :
5 orta boy patates
2 irice soğan
4-5 diş sarımsak
2 çorba kaşığı tereyağ
5 su bardağı sıcak su
1 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı tuz

Üzeri için :
2 kare milföy hamuru
1 yumurta sarısı
1 tatlı kaşığı susam veya çörekotu

1) Patatesleri soyup, iri iri doğrayalım, soğanları soyup incecik kıyalım, sarımsakları rendeleyelim.

2) Tereyağını tencerede eritip soğan ve sarımsağı soteleyelim. Patatesleri ilave ederek biraz daha kavuralım. Suyu ekleyelim ve ateşi kısalım. Patatesler yumuşayıncaya kadar pişirelim.

patatescorbasi1 Patates Çorbası
3) Çorbayı ocaktan indirip blenderdan geçirelim ve tekrar ocağa alalım. 1 bardak sütü yavaş yavaş ekleyip, tuzunu ilave edelim ve kısık ateşte 5 dakika daha pişirelim.

4) Yıldız, ay ve kalp şekilli kurabiye kesme kalıplarıyla milföy hamurundan şekiller keselim. Kesilen hamurların üzerlerine fırçayla yumurta sarısı sürüp susam veya çörekotu serpelim. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında hamurların üzeri kızarana kadar pişirelim.

5) Çorbayı kaselere paylaştırıp üzerlerini milföy hamurlarıyla süsleyelim. Sıcak olarak servis yapalım. Afiyet olsun.

Kaynak : Lezzet Dergisi, 2003 / Nisan

Bir İtalyan Lezzeti – Kalzone (Calzone)

calzone Bir İtalyan Lezzeti   Kalzone (Calzone)
Kalzone, hamuru ve harç malzemeleri bakımından bir çeşit pizza aslında.
Pizzadan farkı ise içine harç konulduktan sonra hamurunun yarım ay şeklinde kapatılması. Kapalı pizza yani !

Mutfak Rehberi Şubat sayısında güzel İtalyan yemekleri ve pizza tarifleri var. Ayrıca temel pizza hamuru, temel sos tarifleri ve Italyan yemek kültürü ile ilgili yazı da var. Görsel anlamda da güzel bir sayı olmuş.

Kalzone hamuru diğer pizza hamurlarıyla aynı. Ben ilave olarak kekik ve sarımsak ekledim hamura. Eğer daha önce denemediyseniz evde yaptığınız bütün pizza hamurlarına kekik ve sarımsak eklemenizi mutlaka öneririm. Kalzonenin iç harcını ise tamamen zevkinize göre ve evde olan malzemelerle hazırlayabilirsiniz. Ben bu sefer için mantarlı ve peynirli bir harç hazırladım.

Hamurdan iki adet oldukça büyük kalzone çıkıyor (bir sonraki yapışımda kalzoneleri biraz küçültüp, 2 beze yerine 3 veya 4 beze yapacağım). O yüzden, isterseniz ölçünün yarısını yapın veya hamurun kullanmak istemediğiniz kısmını bir saklama kabına koyarak buzdolabına kaldırın ve daha sonra kullanın.

Kalzone yaparken dikkat etmemiz gereken nokta ise hamurunu mümkün olduğunca ince açmaya özen göstermek. Hamur kalın kaldığında istediğiniz gibi güzel ve gevrek olmayabilir.

Hamuru için :
4 su bardağı un (500 gr)
½ paket yaşmaya (21 gr)
2 adet kesme şeker
1 tatlı kaşığı tuz
4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı kekik
3-4 diş rendelenmiş sarımsak
Yaklaşık 2 bardak ılık su

İç harcı için :
500 gr domates
1 çorba kaşığı domates salçası
2 adet orta boy soğan
300 gr mantar
4 diş rendelenmiş sarımsak
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kekik
Rendelenmiş kaşar peyniri (yaklaşık 200 gr)
Dil peyniri (yaklaşık 100 gr)
4-5 kaşık zeytinyağı

1) Yaşmayayı biraz ılık su ve 2 adet kesme şeker ile birlikte bir bardak içinde karıştırarak eritelim.

2) Unu bir kaba eleyelim, 1 tatlı kaşığı tuz ve kekiği ekleyerek harmanlayalım.
Unun ortasını havuz şeklinde açarak, erimiş mayayı ve zeytinyağını bu havuza dökelim. Ortadan başayarak, yavaş yavaş ılık suyu da ilave ederek yumuşak bir hamur yoğuralım. Hamur esnek ve pürüzsüz bir hal alıncaya kadar yoğurmaya
devam edelim (su ve un miktarlarını hamurunuzun kıvamına göre ayarlayabilirsiniz). Hamuru beze yaparak içi yağlanmış bir kabın içine koyalım ve kabın ağzını streç folio ile kapatalım. Sıcak bir ortamda yaklaşık 1 – 1.5 saat
hacmi 2 kat artıncaya kadar mayalandıralım.

3) Hamur mayalanırken biz iç harcını hazırlayalım. Bunun için, küçük bir tencereye zeytinyağını koyup, ince doğranmış soğan ve sarımsakları kavuralım. Mantarları ekleyelim. Mantarlar suyunu salıp çekince, kabukları soyulmuş ve küp şeklinde doğranmış domatesler ile salçayı da tencereye ekleyelim. Karışım suyunu çekene kadar kısık ateşte 10-15 dakika daha pişirelim. Tuz ve kekik ile tatlandıralım. Pişen iç harcı bir kenarda soğumaya bırakalım.

4) Iyice mayalanmış olan hamuru unlanmış tezgaha alarak içine rendelenmiş sarımakları ilave edelim. Sarımsak hamurun her tarafına eşit olarak dağılıncaya kadar hamuru biraz daha yoğuralım ve hamuru 2 eşit parçaya (veya 3, 4 barçaya) bölelim.

5) Her parçayı merdaneyle yaklaşık 35-40 cm çapında ve oldukça ince
yuvarlak şekilde açalım, açarken gerektikçe tezgahı ve hamuru unlayalım.

6) Açtığımız kalzone hamurlarını pişirme kağıdı döşenmiş 2 fırın tepsisine yerleştirelim. Üzerlerini bir bezle örtüp 10-15 dakika daha dinlendirelim.

7) Hamurun üzerine, yarım ay şeklinde, kenarından 1 cm boşluk bırakarak, tenceredeki mantarlı & domatesli karışımdan koyalım. Harcın üstünede rendelenmiş kaşar peyniri ve dilimlenmiş dil peynirlerini de yerleştirelim. Hamurun boş bölümünü harçlı bölümünün üstüne kapatalım, poaça kapatır gibi. Hamurun kenarlarını çatal yardımı ile bastırarak yapıştıralım.

Kalzonenin üzerine hazırladığınız domatesli harçtan bir parça ayırarak, fırçayla sürebilirsiniz veya Sevgili Deniz Güney’in bana mailinde yazdığı gibi yumurta ve su karışımını sürüp onunda üzerine çok az parmesan peyniri serpebilirsiniz. Ben ise, kalzonelerimin üzerine sadece fırçayla biraz zeytinyağı sürdüm.

8) Fırını 200 dereceye ısıtalım ve tepsilerimizi fırına verelim. Kalzoneler şişip, üzeri kızarıncaya kadar (20-25 dakika) pişirelim ve sıcak sıcak servis yapalım.

Gavurdağı Salatası

gavurdagisalatasi Gavurdağı Salatası
Çoğumuzun belkide bildiği, yapılışı çok pratik ama lezzeti bir o kadar bol Gavurdağı Salatası tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer siz, ince kabuklu ve doğal !!domates bulabilirseniz kabuklarını soymadan salataya katın derim. Birde domatesleri benim doğradığımdan daha küçük doğrarsanız (tavla zarı büyüklüğünde) salatanız eminim daha güzel görünecektir.

Malzemeler :
3 adet domates
1 adet soğan
3 adet sivri biber
1/2 demet maydanoz
1/2 çay bardağı nar ekşisi
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1 çay bardağı ceviz
1 çay kaşığı pul biber
1 tatlı kaşığı tuz

1) Domatesin kabuklarını soyalım. Çekirdeki kısımlarını çıkarıp, küp küp doğrayalım.

2) Soğan, maydanoz ve sivri biberleri çok ince doğrayıp domateslere ilave edelim.

3) Nar ekşisi, zeytinyağı, tuz ve kırmızı biber ile tatlandıralım. Cevizi de ekleyip son kez karıştıralım. Afiyet olsun.

Ye-8 : İç Baklalı Enginar

baklalienginar.0 Ye 8 : İç Baklalı Enginar
Bu ayki yemek etkinliğine evsahipliği yapan ve güzel bir konu seçen Sevgili Gülşen‘e çok teşekkür ediyorum. Tarife geçmeden önce, “Osmanlı Mutfağı” konusunda önemli isimlerden biri olan Sayın Vedat Başaran’ın bir konuşmasından yaptığım kısa bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

“…Osmanlı Mutfağı, kendi içinde felsefesi olan bir mutfaktır. Esas olan şudur; metabolizma tabiata paralel olarak düşünülmüştür. Eskiden saklama teknikleri bugünkü gibi olmadığından Osmanlı meyveyi ve sebzeyi mevsiminde tüketmeye ve sağlıklı beslenmeye son derece değer vermiştir.
Dünya mutfaklarındaki yemeklerin çoğunu tariflerini okuyup
uygulayabilirsiniz ama Osmanlı Mutfağı için aynı şey geçerli değildir. Çünkü Osmanlı Mutfağı’nda öyle farklı teknikler vardır ki, bunları uygulamak için özel bir eğitim ve tecrübe gerekir. Osmanlı Mutfağı el becerisi ister ve son derece sofistike bir mutfaktır. Mesela Osmanlılar, yemeği direkt ateşte pişirmez, dolaylı olarak pişirir. Tek aşamalı yemek yoktur, minimum iki aşamada yemek pişirilir. Osmanlı’da sulu yemek yoktur. Osmanlı’da sulu pişirme tekniği vardır ama yemek pişince, içinde suyu kalmaz. Aslında yemeklerin hepsinde bir incelik vardır ve bu incelikleri bugünkü gastronomi dünyasında yakalamak mümkün değildir. “

Etkinlik için“Taze İç Baklalı Zeytinyağlı Enginar” hazırladım. Çünkü hem baklanın hemde enginarın mevsimi başladı. Ama taze enginar için sanki biraz daha beklememiz gerekecek. Ben pazarda istediğim gibi taze enginar bulamayınca konservesini kullanmaya karar verdim. Umarım bu hafif ve lezzetli yemeği sizde beğenirsiniz.

Malzemeler :
300-400 gr taze ayıklanmış iç bakla (ayıklanmış haliyle)
1 kavanoz enginar konservesi
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1/2 limon suyu
1 silme yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker
1/2 demet kıyılmış dereotu
2 çay bardağı sıcak su

1) Taze iç baklalar tuzlu suda yaklaşık 10-15 dakika haşlanır.

2) Konserve enginarların suyu süzülür ve küçük bir tencerede az suyla kısık ateşte yaklaşık 15 dakika pişirilir. (Eğer taze enginar kullanacaksanız bu aşamada haşlama suyuna isterseniz bir iki damla limon suyu da sıkabilirsiniz)

3) Ayrı bir tencerede zeytinyağı, yarım limonun suyu, un, toz şeker, tuz ve 2 çay bardağı sıcak su karıştırılarak bir sos yapılır.

4) Konserve enginarlar tencereye bu sosun içine yerleştirilir. Haşlanmış iç baklalar da ilave edilerek kısık ateşte yaklaşık 1o dakika kadar sos helmeleninceye kadar pişirilir.

5) Servis tabağına enginarlar yerleştirilir. Tencerede kalan iç baklalar kıyılmış dereotu ile harmanlanıp, enginarların içine doldurulur. Servis yapmadan önce bir tutam taze dereotu ile süslenir. Afiyet olsun.

Not: Tarif için Executive Chef Veysel Gök’e çok teşekkür ediyorum.

Bisküvili Kremalı Minik Kekler

cupcakes Bisküvili Kremalı Minik Kekler
Sevgili Deniz Güney’in bana gönderdiği cupcake tarifini uyguladım bugün. Görüntüsü kadar tadı da güzel olan bu şirin kekleri denemenizi tavsiye ederim. Tarif için Sevgili Deniz’e çok ama çok teşekkür ediyorum. Umarım siz de beğenirsiniz (Deniz, görüntüsü senin yaptıklarına benzemiş mi?)

(Tarifde yer alan cup ölçüsünü diğer bloglardan faydalanarak bardak ölçüsüne çevirdim ve öyle kullandım.)

Malzemeler :
2+1/2 kap normal un ( 2 su bardağı + 1 yemek kaşığı)
1 yemek kaşığı kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı tuz
1+2/3 kap şeker (1,5 su bardağı)
1 kap süt (1 su bardağı)
125 gr oda sıcaklığında yumuşatılmış tereyağı
2 tatlı kaşığı vanilya
3 yumurta beyazı
1,5 paket parçalanmış kakaolu, kremalı bisküvi (Ülker Tempo veya benzeri)
(Bisküvilerden birazını keklerin üzerini süslemek için ayıralım)

Üzerini süslemek için :
1 paket krem şanti
1 bardak (200 ml) soğuk süt

1) Fırını 180 dereceye ayarlayıp önceden ısıtalım. Muffin kalıbımızı veya kağıt kalıplarımızı yağlayalım.

2) Un, kabartma tozu ve tuzu birlikte bir kaba eleyelim. İçine şekeri ilave edelim. Süt, tereyağı ve vanilyayı ekleyerek mikserin düşük hızıyla yaklaşık 20 dakika kadar çırpalım. Yumurta beyazlarını da ilave edince mikseri orta hıza alalım ve 2 dakika daha çırpalım.

3) Son olarak, karışıma parçalanmış bisküvilerimizi ekleyelim ve tahta kaşıkla hafifçe karıştıralım.

4) Karışımı muffin kalıplarımıza dökelim. Yaklaşık 20 dakika, kürdan temiz çıkana kadar pişirelim. Fırından alıp, soğumasını bekleyelim.

5) Bu arada krem şantiyi üzerinde yazan tarife göre soğuk sütle çırpalım. Mini keklerimizin üzerine krem şantiyi sıkalım. Kremanın da üzerini parçalanmış büsküvilerle süsleyelim. Afiyet olsun

Nohutlu, Ekşili Kuru Patlıcan Dolması

kurupatlicandolmasi Nohutlu, Ekşili Kuru Patlıcan Dolması
Mersin’de yaşadığım yıllarda komşularımızın yaptığı değişik ve yöresel dolmaları çok severek yerdim. Ben ise genelde bildiğimiz klasik usulde yaparim dolmayı. Bugün bir değişiklik yapıp, tarifini Alev Kaman’ın Modern Türk Mutfağı Kitabından aldığım bu dolmayı yaptım. Iyikide yapmışım, çünkü hepimiz çok beğendik. Ancak kullandığım kuru patlıcanları çok beğendiğimi söyleyemem çünkü oldukça küçük boy olanları vardı içinde. Görüntüsü de istediğim gibi olmadı o yüzden (bu sene kesin kararlıyım kendi sebzemi kurutmaya !). Patlıcanlar küçük oluncada iç malzemem biraz arttı, bende onunla yaprak sardım yanına. Aşağıda tarifin kitaptaki halini veriyorum.

Malzemeler :
20 adet kuru patlıcan
1 su bardağı haşlanmış nohut
250 gr dolmalık kıyma
2 adet orta boy soğan
1 çay bardağı pirinç veya dolmalık bulgur
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
2 çorba kaşığı nar ekşisi
1 tatlı kaşığı tuz & 1 tatlı kaşığı karabiber
4 kaşık sıvıyağ

Sosu için :
1 yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı kuru nane
5-6 diş ince kıyılmış sarımsak
2-3 kaşık sıvıyağ

1) Kuru patlıcanları yıkayıp ılık suda 30 dakika bekletin. Süzüp tekrar yıkayın. Küçük bir tencerede suyu kaynatın ve patlıcanları ekleyip 10 dakika haşlayın. Süzüp kenarda bekletin.

2) Dolma içini hazırlamak için, soğanları küp küp doğrayın, üzerine yıkanmış pirinci, kıymayı, domates ve biber salçalarını, haşlanmış nohutu, nar ekşisini, sıvıyağı, tuz ve karabiberi ilave ederek iyice karıştırın.

3) Patlıcanları yarısına kadar dolma içiyle doldurup, tencerede ağızları yukarıya gelecek şekilde yerleştirin. Dolmaların üzerine porselen bir tabak kapatın. 1,5 su bardağı sıcak su ekleyip, kısık ateşte pişirin.

4) Küçük bir tavada yağı kızdırıp sarmısakları ekleyin. Salça ve kuru naneyide ekleyip güzelce kavurun. Dolmaların pişmesine yakın sosu patlıcanların üzerine gezdirin. 5 dakika sonrada tencerenin altını kapatın. Yanında isterseniz yoğurt ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun…

Cevizli Tam Buğday Unlu Ekmek

bugdayunluekmek Cevizli Tam Buğday Unlu Ekmek
Bu hafta sonu için hazırladığım tam buğday unlu ve cevizli ekmeğim diyebilirimki şimdiye kadar yaptıklarımın en güzeli oldu. Hem güzel kabardı hemde oldukça lezzetli oldu.

Kullandığım buğday unu paketinde yer alan Emel Başdoğan imzalı bir yazıyı hoşunuza gidebilir düşüncesiyle sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Tam buğday unu buğdayın dış kabuğuyla birlikte öğütülmesiyle elde edilir ve içinde hiç bir katkı maddesi yoktur; rafine edilmiş buğday ununa kepek katılarak yapılan kepekli undan farklıdır.

Buğday vücudumuz için gerekli bir kaynaktır. Öncelikle içerdiği doymamış yağ asitleri, demir, kalsiyum, E ve özellikle B grubu vitaminleri hücrelerin yenilenmesinde, beyin ve sinirlerin işlevlerinde önemli bir rol oynar. Rafine edilmiş unda bu değerler beşte bir oranında azalır.

Kepekli besinlerde bulunan lif hazmı kolaylaştırır, sindirim sistemini düzenler, midede şişmesi ile tokluk hissi verir. Bunların yanında tam buğday unu içerdiği polisakkaritlerden dolayı kan şekerini düzenler, yemek sonrası uyku ve yorgunluk azalır, uzun süre tokluk hissi verir. En önemlisi vücudumuzda daha az yağ depolanmasını sağlar, böylelikle tam buğday unu sağlığımızı ve formumuzu bir arada korur.”

Malzemeler :
4 su bardağı tam buğday unu
1 su bardağı beyaz un
½ paket yaşmaya
1 tatlı kaşığı tuz
2 adet kesme şeker
1 su bardağı ince kıyılmış ceviz içi
3-4 kaşık keten tohumu
½ çay bardağı ılık süt
½ çay bardağı ılık su
~ 2 su bardağı ılık su

1) Küçük bir kase içine yaşmayayı koyarak üzerine yarımşar çay bardağı ılık süt ve ılık suyu dökerek mayayı eritelim.

2) Unları yoğurma kabına eleyeip tuzu ekleyelim. Unun ortasını havuz şeklinde açıp mayayı bu havuza dökelim.

3) Havuzdan başlayarak hamuru yoğurmaya başlayalım. Ilık suyu azar azar ekleyerek hamuru istediğimiz kıvama getirelim (Su miktarını hamurun kıvamına göre ayarlayabiliriz). İyice yoğurduktan sonra hamuru beze yapalım, üzerini sıvıyağ ile yağlayıp, ağzını streç folio ile kapattığımız bir kaba koyalım ve yaklaşık 50 derecelik fırında hamuru 30-35 dakika mayalandıralım.

4) Biraz mayalanmış olan hamuru unlanmış tezgah üzerine alıp elimizle yaklaşık 25 cm çapında açalım. Kıyılmış cevizleri ve keten tohumunu hamurun üzerine serpelim. Malzemeler içte kalacak şekilde hamuru kapatalım. Ceviz ve keten tohumları her tarafına eşit dağılıncaya kadar hamuru tekrar yoğuralım. (Bu safhada cevizler hamurun içinden kaçmaya çalışıp, etrafa fırlasalarda yılmadan yoğurmaya devam edin!)

5) Hafifçe unlanmış kalıba (ben 12 cm x 30 cm lik dikdörtgen bir kalıp kullandım) hamuru yerleştirip, üzerine çizikler atalım ve tekrar 50 derecelik fırına hamuu koyarak 40-50 dakika daha mayalandıralım.

6) Hamur kabarıp iyice yükselince, ekmeğin yüzüne biraz süt sürüp fırının ısısını 200 dereceye çıkaralım. (Ekmeğin kabuğunun daha yumuşak olması için fırının içine küçük bir kapla su koyalım)

8) Ortalama 45-50 dakika pişirin. Pişen ekmeği fırından alarak hafifçe suyla nemlendirelim ve bir beze sararak ve soğumaya bırakalım. Afiyet olsun…

Bloglardan Denemeler – Çikolatalı Fırın Cheesecake

cikolatacheesecake1 Bloglardan Denemeler   Çikolatalı Fırın CheesecakeBloglar arasında yaptığım her gezinti sonrasında tarif defterimin denemek istediklerim bölümüne yeni tarifler ekleniyor. Kendi bloğumu açmadan önce
listemden bazı tarifleri deneme fırsatım olmuş, beğendiklerimi tekrar tekrar arkadaşlarımıza ve ev halkına yapmıştım.

Burcu’nun Çikolatalı Fırın Cheesecake i listemde uzun zamandır bekliyordu. Dün akşam kolları sıvayıp cheesecake’imi yaptım. Boşuna beklemişim, yaklaşık 1 satte kekimi çoktan fırına vermiştim bile. Burcu’nun reçetesine de sıkı sıkıya bağlı kaldım. Sadece ben büsküvi tabanına 1/2 paket daha burçak büsküvi ekledim ve tereyağı miktarını da 125 gr a çıkardım. Çünkü ben 20 cm değil, 24 cm lik kelepçeli kalıp kullandım.

Çikolatalı Fırın Cheesecake gerçekten güzel oldu. Biz çok sevdik. Sevgili Burcu, tarifin için çok teşekkür ediyorum…

Pum Pum Çorbası

pumpumcorbasi Pum Pum Çorbası
Rahmetli babaannem, bu çorbayı her yaptığında ben evde kaçacak delik arardım. Çoğu çocuk gibi bende sütü sevmezdim ve bu sebeplede bu çorbadan
hiç mi hiç hoşlanmazdım. Doğduğum yere, Bartın’a ait olan bu çorbayı siteme koymadan edemedim. Arşivimde bulunsun istedim ki ileride kızıma da gösterebileyim.

Annemden aldığım tarife göre yaptım bu çorbayı . Tabi annemin göz kararı ayarını ben ölçekli hale getirdim. Pum pum çorbasını süt + su karışımı ile yapılabileceğiniz gibi sadece su ile de yapabilirsiniz. Süt oranını siz kendi zevkinize göre isterseniz azaltın.

Annemin Önerisi :
* Eğer çorbayı sütle yaparsanız, sucuk veya pastırma kullanmayın.

* Çorbayı yemekten hemen önce yapın daha lezzetli olur. Çorba soğuduktan
sonra biraz koyulaşıyor. Bu durumda çorbayı ısıtırken yarım bardak süt
katarak kısık ateşte ısıtın.

Malzemeler :
· 5 kaşık mısır unu
· 3 su bardağı su + 2 su bardağı süt
(eğer et veya tavuk suyunuz varsa su yerine mutlaka onu kullanın)
· 2-3 kaşık sıvıyağ
· 2 yemek kaşığı kıyma veya ince ince kesilmiş pastırma veya sucuk
· yeterince tuz & karabiber
· iki dilim ekmek

1) Tencerenin içine su + süt karışımı ve mısır ununu koyup iyice karıştıralım.

2)Tencereyi ateşe alıp yine karıştırmaya devam ederek kaynatalım. Altını
kısalım.

3) Çorba kaynarken ayrı bir tavada kıyma (sucuk yada pastırma) ve
küp şeklinde doğranmış ekmekleri sıvıyağda kavuralım.

4) Kavrulan ekmekli kıymanın yarısını kaynamakta olan çorbaya ilave
edelim. Yeterli miktarda tuz ve karabiber katıp 2-3 dakika daha
kaynatıp ocağı kapatalım.

5) Servis yaparken kaselerin üzerine bir kaşık kavurduğumuz ekmekli
kıymalı karışımdan koyup öyle servis edelim. Arzu ederseniz kızarmış
ekmeklere ilave olarak rendelenmiş kaşar peyniride koyabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Bende Sobelendim !

Sevgili Burcu beni sobelemiş :)) Bende ilk kez sobelenmiş olmanın verdiği heyecan ve keyifle cevaplarımı aşağıya sıralıyorum.

Yaptığım 4 iş :
1) Uluslararası tanınmış bir otel zincirinde Grup Satış Müdürlüğü
2) Yine aynı zincirde Ziyafet Müdürlüğü
3) Mersin Universitesi’nde Yiyecek & İçecek Teknolojileri dersinin
uzman öğretmenliği
4) Üniversitede okuduğum yıllarda resepsiyonistlik

Defalarca izleyebilecegim 4 film veya dizi :
Schnidler’in Listesi
Babam & Oğlum
Mesajınız var
İkinci Bahar

Yasadigim 4 yer :
Bartın
Mersin
Konya

İzlediğim 4 televizyon programı :
Avrupa Yakası
Yabancı Damat (Oyuncuların performansı görülmeye değer)
Ekodiyalog
Pazar günleri kanallarda rastladığım dekorasyon ile ilgili programlar

Tatil için gittiğim 4 yer :
Amerika (Newyork)
Italya (Floransa, Venedik, Roma)
Kapadokya
Akdeniz ve Ege sahilleri

En sevdiğim 4 yiyecek :
Salatanın her türlüsü (Mutlaka halis zeytinyağı ve limon / narekşisi ile)
Makarna, risotto
Yaprak Sarma
Brownie

Hemen simdi olmak istedigim 4 yer :
Eşimle ve kızımla birlikte olduğum her yer olabilir. Ama itiraf etmem gerekirse sahilde küçük bir şehirde yaşamayı çok isterdim. Gözlerim en çok denizin mavisini arıyor buralarda.

Sobelediğim 4 blogcu ;
Sibel – Sibel’in Kahvesi
Begüm – Sweet Kitchen
Yeşim – Yeşim’in Mutfağı
Hülya – Çay Saati

Copyright Tüm hakları Açık büfeye aittir.Hiç bir görsel ve yazı izinsiz kullanılmaz.